Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14846 E. 2026/3436 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14846
Karar No
2026/3436
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/616 E., 2025/891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/282 E., 2022/130 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile ... prim borcu ve gecikme cezası borcu nedeniyle müvekkiline 2016,13380, 2016/13399, 2016/13400 takip numaralı ödeme emirlerinin gönderildiğini, müvekkilinin ... Yönetim Kurulunda olduğunu bu ödene emriyle öğrendiğini, müvekkililin derneği temsil ve ilzama yetkili olmadığını, ödeme emrinden önce müvekkiline ihbar yada bildirim yapılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. Maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini, Kurum tarafından davacıya gönderilen ödeme emrinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenle 2016/13380, 2016/13399, 2016/13400 takip Numaralan ile bildirilen prim borcu ve gecikm zammından dolayı düzenlenen ödeme emrinin iptaliyle, müvekkilinin bundan dolayı kurur ıa borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile; davacının yönetim kurulu üyesi olduğu ... temsil ve ilzam yetkisi bulunmaması nedeniyle davalı Kurum tarafından düzenlenmiş bulunan 2016/13380, 2016/13381, 2016/13387, 2016/13394 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, yetki, görev, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının itiraz komisyonuna başvurmadığını, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 88.maddesi 20.fıkrası gereğince davacının şirket borçlarından Kuruma karşı işverenleri ile birlikte sorumlu olluğunu, 6183 sayılı Kanun'un 15.maddesine göre de 5510 sayılı Kanun ve bu kanuna istinaden Kurumca belirlenen sürelerde ödenmeyen borçlardan kamu görevlileri ve tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin sorumlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A) 2019/335 Esas Sayılı dosya yönünden; davanın kısmen Kabulü ile Adıyaman ... İl Müdürlüğü tarafından davacı adına düzenlenen 16.11.2016 tarihli 15.274.993 sayılı 2016/013380 takip numaralı ödeme emrinin 2006/06-07-08-09 aylarına ait prim alacağının zamanaşımı nedeniyle iptaline, aynı takip numaralı ödeme emrinin 2006/10-11-12, 2007/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2008/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2009/1-2-3-4-5-6-7 aylarına ait prim alacağının iptali talebinin davacının derneği temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle reddine, yine aynı takip numaralı ödeme emrinin 2009/8-9-10-11-12, 2010/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2011/1-2-3-4-5-6 aylarına ait prim alacağının davacının derneği temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olmaması nedeniyle iptaline; Adıyaman ... İl Müdürlüğü’nün 16.11.2016 tarihli 15.698.782 sayılı 2016/13399 takip numaralı ve aynı tarih 15.707.9 21... /13400 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden ayrı ayrı iptaline; iptal edilen ödeme emirleri ve iptal edilen dönemler yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, B) 2017/18 Esas Sayılı Dosya Yönünden; davanın kısmen kabulü ile Adıyaman ... İl Müdürlüğü tarafından davacı adına düzenlenen 16.11.2016 tarihli 15.274.993 sayılı 2016/013380 takip numaralı ödeme emrinin 2006/06-07-08-09 aylarına ait prim alacağının zamanaşımı nedeniyle iptaline, aynı takip numaralı ödeme emrinin 2006/10-11-12, 2007/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2008/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2009/1-2-3-4-5-6-7 aylarına ait prim alacağının iptali talebinin davacının derneği temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle reddine, yine aynı takip numaralı ödeme emrinin 2009/8-9-10-11-12, 2010/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2011/1-2-3-4-5-6 aylarına ait prim alacağının davacının derneği temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olmaması nedeniyle iptaline; Adıyaman ... İl Müdürlüğünün 02.01.2017 tarihli 32.065 sayılı 2016/13381, 2016/13387, 2016/13394 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden ayrı ayrı iptaline; iptal edilen ödeme emirleri ve iptal edilen dönemler yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yerel Mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporları, önceki Mahkeme kararları ve müzekkereler dikkate alınmadan hüküm kurulduğu, müvekkilin derneği temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, ödeme emirlerinin mükerrer dönemleri kapsadığı, tahsilatta çelişkiler ve eksiklikler bulunduğu, ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığı ve asıl borçludan tahsil yapılmadan müvekkile rücu edildiği ileri sürülerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve icranın tehirine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adıyaman 1. İş Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının derneği temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, ödeme emirlerinin yasal düzenlemeler uyarınca üst düzey yönetici veya kanuni temsilciye yöneltilebileceği, 5510 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde müvekkil Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsili yönünden yasal sorumluluğunun bulunduğu, davacının hak düşürücü süre ve zamanaşımı hükümleri göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verildiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerekirken aleyhe hüküm kurulduğu, bu nedenlerle mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar bakımından, ödeme emrinin iptali talebine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14846, K. 2026/3436, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14846-e-2026-3436-k-f8c51d371788