Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2337 E. 2026/2225 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2337
- Karar No
- 2026/2225
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 10.03.2026 SAYISI : 2026/85 E., 2026/203 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/645 E., 2024/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında imzalanan 21.01.2015 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince, 14 adet dairenin iskân şartına bağlı olarak davalı yükleniciye verildiğini, ancak davalı yüklenici kooperatifin sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmediğini, sözleşmedeki süre içinde iskân almadığını belirterek şimdilik 100.000,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsilini, davalıya verilen bağımsız bölüm tapularının iptalini ve adlarına tescilini, ayrıca nama ifaya izin verilmesini bunlar dışında eksik ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik davalıdan 250.000,00 TL'nin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerinin esasen ikinci yüklenici olduklarını devir aldıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerini de yerine getirdiklerini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Tüm dosya kapsamından, taraflar arasında 21.01.2015 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu ve aşamalarda alınan bilirkişi raporlarıyla ve son olarak hükme esas alınmasına karar verilen heyetin 15.09.2023 tarihli raporuyla da tespit olunduğu üzere inşaat, makine ve elektrik kalemleri ile ortak alanlardaki inşaat, makine ve elektrik kalemlerinde eksik ve farklı imalatların bulunduğu ve bu durumların bedel ve miktarlarının ilgili tarihli heyet raporuyla tespit olunduğu kabul edilmiştir.
Arsa sahiplerine ait daireler ve ortak alanlardaki eksik imalat bedelinin toplam 907.604,95 TL (arsa sahibi davacıya ait 49 dairenin farklı ve eksik imalat) ve 356.390,15 TL (ortak alanlarda eksik ve farklı imalat) olmak üzere toplam 1.263.995,10 TL olduğu tespit olunmuştur.
Davalı kooperatif tarafından yerine getirilmesi gerekli iken, davacı tarafından yapılan yapılan eksik imalat bedelinin 616.829,57 TL'den (Mali müşavir uzman tarafından toplanan miktar) 61.714,00 TL (tutarlı faturanın karşılığında herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmeyişinden dolayı mahsup edilmesi uygun görülmekle) mahsubu ile, toplam 555.115,57 TL olduğu kabul olunmuştur.
Taraflar arasında akdedilen 21.01.2015 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 7.4. maddesi gereği 49 adet dairenin arsa sahibine ait olduğu belirtildiğinden, gecikme tazminatının her bir bağımsız bölüme ayrı ayrı 1.000 $ aylık cezai şart üzerinden hesaplandığında gecikme tazminatı 1.666.000 $ olarak tespit olunmuştur.
Halen tamamlanması gereken inşaat işleri bulunduğundan dolayı davacının nama ifa talebinde bulunabileceği, yüklenici adına bağımsız bölümlerden 3 adedinin inşaatı tam ve eksiksiz iskan alınır vaziyete getirebileceği ve davacı tarafından nama ifa talebi Ankara ili, .... İlçesi, ... Mahallesinde kain imarın 60648 ada, 6 parsel üzerinde yüklenici adına tescili yapılan B-13, B-19 ve B-44 numaralı 3 adet bağımsız bölüm hakkında kullanılmasından dolayı: bahsi edilen taşınmazların mevcut tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, ilgili taşınmazların satılmasından elde edilecek bedelin davalı tarafından eksik bırakılan iş ve işlemler ile ödenmesi gereken gecikme tazminatında kullanılmasına, arta kalan bedelin bulunması halinde davalı tarafa iadesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.3-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2026 tarihli kararından sonra davacı vekilince verilen 02.03.2026 tarihli istinaf başvurusu dilekçesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2026 tarihli ek kararı ile istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle istinaf istemini HMK'nın 346/1 ve 352. Maddeleri uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu ek karara karşı davacı kooperatif vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı kooperatif vekili 10.03.2026 günlü ek kararına yönelik temyiz dilekçesinde; davacı kooperatife İlk Derece Mahkemesi kararının Tebligat Kanunu'nun 12. ve devamı maddelerine uygun olarak tebliğ edilmediğini usulsüz tebligatı ancak 17.02.2026 tarihinde öğrendiklerini, bu nedenle de 02.03.2026 tarihinde yaptıkları istinaf başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ek kararının doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, nama ifa ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı kooperatif vekilinin temyiz istemi, davacının İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine dair verilen 10.03.2026 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi ek kararına ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı kooperatifin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yer alan "... Mahallesi, ... Evleri, No:...., İç Kapı No:..., .../ANKARA" adresine tebliğ edilmesi gerekirken, davacı kooperatifin üyelerine inşa edilen bağımsız bölümlerin bulunduğu site adresi olan "... Mahallesi, ... Cadde, A Blok, Apartman no ... A/K, Çankaya/ANKARA" adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 12 ve devamı maddeleri uyarınca tüzel kişilere yapılacak tebligatın;
a-Yetkili temsilcilerine,
b-Ticaret sicilinde kayıtlı adreslerine,
c-Temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması zorunludur.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine dair ek kararının dayanağı olan ilk derece mahkemesi gerekçeli kararı tebliğinin usulüne uygun olmadığı ve kararın kooperatifin Ticaret Sicil Gazetesindeki adresine tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda usulsüz yapılan tebligatın geçersiz olduğu dikkate alınarak davacının istinaf isteminin süresinde olduğu kabul edilip, incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile istinaf başvurusunun süresinde olmadığından 10.03.2026 tarihli ek kararla reddine kararla verilmesi doğru olmamış, ek kararın davacı kooperatif yararına bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin 10.03.2026 tarihli ek kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın ek kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.