Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2111 E. 2026/2044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2111
- Karar No
- 2026/2044
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1976 E., 2026/476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/53 E., 2025/523 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.09.2017 tarihli sözleşme-ödeme başlıklı belge ile müvekkilleri tarafından davalılara 400.000,00 TL elden ödeme yapıldığını, sözleşmeye konu edimler yerine getirilmediğinden alacağın tahsili amacıyla İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2019/14599 Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine adi iflas yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, davalıların iflas takibine yönelik itirazının kaldırılmasına, davalılara depo kararı çıkarılmasına, ödeme yapılmaması halinde ise davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; adi iflas yoluyla icra takibinin borçlunun muamele merkezinde başlatılmadığı, müvekkillerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ... Noterliği'nin 01.06.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi feshedildiğini, müvekkillerinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece 13.10.2022 tarihli karar ile davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 tarih ve 2023/55 Esas, 2023/1224 Karar sayılı ilamı ile davalı Tuğba yönünden verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, diğer davalı hakkında verilen kararın ise kaldırılmasına karar verildiğinden kaldırma kararı sonrası yargılamanın sadece davalı ...Reklamcılık Turizm Ticaret Limited Şirketi ile devam edildiği, kaldırma kararı sonrası bilirkişi raporu alınmış ise de kök raporda temini istenen belgeler temin edilemediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilip edilemediğini bilinmediği, sadece sözleşme- ödeme belgesi başlıklı belge ile ödenen 400.000,00 TL'nin dava tarihindeki endekslenmiş değerinin hesaplandığını, davalı sözleşmeye göre aldığı 400.000,00 TL karşılığında restoranın işletme ve malvarlığının %50'sini devretmediğinden sözleşmenin ifasına yönelik ödenen paranın iade edilmesi gerektiğini, davacılar tarafından İİK'nın 160 maddesi gereği masrafın depo edildiğini, ancak ihtara rağmen davalı tarafından borcun depo edilmediği, İİK'nın 166 maddesi gereği usule uygun ilanların yapıldığı gerekçesiyle, itirazın kaldırılmasına, adi iflas yolu ile takipte icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği, davalı tarafça depo emrinin gereği yerine getirilmediğinden ve iflas kararının şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporunda edimlerin ifası konusunda değerlendirme yapılmadığından eksik ve hükme esas alınamayacağını, iflas şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda değerlendirme yapmadığı, davacılarca hiçbir belge sunulmadığını, tanık dinlenilmediği, mahkemece 2. kaldırma kararının gerekleri yerine getirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi takipten ... itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.