Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/161 E. 2026/545 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/161
- Karar No
- 2026/545
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/541 E., 2025/1112 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/593 E., 2024/666 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili dilekçesinde; uyuşmazlık konusu sıra cetvelinin 06.08.2019 tarihinde şikayetçiye tebliğ edildiğini, şikayetçinin, borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin 2017/32774 Esas sayılı dosyasından 26.12.2017 tarihinde takip başlatıldığı, daha sonra yine şikayetçi tarafından borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin 2018/31666 Esas sayılı dosyasından da başka bir alacak için 09.11.2018 tarihinde takip başlatıldığı ve verilen yetkisizlik kararı ile dosyanın Gebze 4. İcra Dairesinin 2018/55962 Esas sayısına kaydedildiğini, şikayetçinin ilk takipteki alacağının kaynağının 2014 yılı Haziran ve Aralık aylarına ait olduğunu, ancak ikinci olarak başlatılan takibin alacağının kaynağının iflasın ertelenmesi kararından sonraki bir tarihe dayandığını, kayyım heyetinin bilgisi, talimatı ve güvencesi ile verilen ve satılan malların bedeli olduğunu, iflas öncesi yapılan satış bedelleri ile iflas sonrası yapılan satış bedellerinin aynı derecede tutulmasının hukuken doğru olmadığını belirterek, Gebze İcra Dairesinin 2018/55962 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin iptaline ve şikayetçinin alacağının 1. sıraya kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Şikayet olunan iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; sıra cetvelinde şikayetin sırasına itiraz edilen tüm alacaklılara karşı yöneltilmesi gerektiğini, alacaklı olmayan müflise yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, şikayetin usulden reddi istemiştir.
Şikayet olunan ... cevap dilekçesinde; düzenlenen sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığını, alacak kaydı yapılırken gerekli ve yeterli bilgi ve belge sunulmadığını, bu nedenle sıra cetveli düzenlenirken iflas idaresince şikayetçinin alacağının 4. sıraya kaydedildiğini belirterek, şikayetin reddini istemiştir.
Diğer şikayet olunanlar usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen karşı cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; masa alacağı ile işçi ve aile hukuku alacağı kapsamında olmayan şikayet konusu alacağın, alınan bilirkişi raporu da gözetilerek sırasında hata olmadığı, komiser onayı iddiası ile imtiyazlı alacak olmasının mümkün olmadığı, İİK'nın 308/c-2 maddesinin konkordato yargılaması sırasında gözetilen geçici imkân olduğu, şikayetçinin hükümden sonra sunduğu dilekçesinin kabulünün de mümkün olmadığı, şikayet konusunun dava dilekçesinde açıkça sıraya itiraz olarak talep edildiği, şikayetçinin taleplerinin yerine olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde;
a.Şikayetçinin tedbir kararından sonra şirket yetkililerinin talebi ve konkordato komiserinin güvencesi ile verdiği mallar için masa alacağı olduğundan sadece sıra cetvelindeki kendi sırasına itiraz ettiğini, tedbir kararı öncesi verilen mallara ilişkin şikayette bulunmadıklarını, talep konusunun tek olduğunu, yargılamaya dahil edilen şikayet olunanların sırasına itiraz edilmediğini, tedbir kararından sonra fabrikaya giren ve defterlere kaydedilen malların masa alacağı olduğunu, komiser izninin olup olmadığını, ispat yükü altında olmadıklarını, bu sebeple verilen malların masa alacağı olarak kabul edilmesine karar verilmesini, şikayetin reddine karar verilmesi halinde ise tek bir talep için tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sıra cetvelinde sıraya itiraz istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin şikayetçiye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.