Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1597 E. 2026/2022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1597
- Karar No
- 2026/2022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 02.12.2021 SAYISI : 2025/1961 E., 2026/334 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/125 E., 2025/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kuşadası İcra Müdürlüğü’nün 2018/19988 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin 1. sırasında yer alan davalının alacağın muvazaalı olduğunu, icra dosyasının toplamda 6 adet bonoya dayalı olduğunu, borçlu ...'nün müvekkile verdiği bononun tanzim tarihi 17.02.2006 olup davalının takip konusu bonolarının tanzim tarihinden 2 yıl öncesine ait olduğunu, davalı ... ve borçlu tarafından bu borçlar bilindiği için takip bir an önce kesinleştirilip alacaklıları mağdur etme kastının mevcut olduğunu, davalının icra takibi bonoya dayalı olup borçlu ile alacaklının her zaman düzenleyebileceğini, davalının alacağının gerçek bir alacak olduğunu ispatlaması gerektiğini ileri sürerek 21.04.2025 tarihli sıra cetveline itirazlarının kabulü ile müvekkilinin alacağının davalıya ayrılan paydan ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının takip tarihinin müvekkilinin takibinden beş yıl sonra olduğunu, dava konusu dosyanın 2009/1078 Esas sayısı ile takip başlatılan dosya olduğunu, 16 yıl önce başlamış bu takipte defalarca ihale yapılıp sıra cetveli düzenlendiğini, davacının ilk olarak 2016 yılında Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/364 Esas sayılı dosyasında aynı gerekçeler ile dava ikame ettiğini, davacının bu dosyada davasından feragat ettiğini, artık davacının aynı gerekçeleri dayanak göstererek dava ikame etmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının başlattıkları icra takipleri bonoya dayalı olup davalının takip konusu senetlerinin resmi işleme tabi tutulduğu ilk tarihin 17.03.2009 tarihi olduğu, davacının takip konusu senedin resmi işleme tabi tutulduğu ilk tarihin 03.03.2014 tarihi olduğu, davalının başlattığı icra takibinin tarihi, davacının icra takip tarihinden daha önce olduğu, daha önce ... davalı alacağının daha sonraki davacı alacağı bakımından muvazaa oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bonoda borcun doğum tarihinin tanzim tarihi olduğunu, borçlunun müvekkiline verdiği bononun tanzim tarihinin 17.02.2006 olup davalının takip bonosu bonolarının tanzim tarihinden iki yıl öncesine ait olduğunu, davalı ... ve borçlu tarafından bu borçlar bilindiği için takibin bir an önce kesinleştirilip alacaklıları mağdur etme kastının mevcut olduğunu, borcun doğum tarihini değil resmi işleme tabi tutulduğu tarihin esas alınmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı alacağının muvazaalı olduğu iddiası ile sıra cetvelinde davalılara ayrılan payın davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.