Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/911 E. 2026/604 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/911
Karar No
2026/604
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/188 E., 2024/328 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında 30.09.1994 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşmeye göre müvekkiline düşen bodrum kat 1 no.lu bağımsız bölüm ile 9 no.lu bağımsız bölümün verilmediğini, 1 no.lu bağımsız bölümün ... adına kayıtlı olduğunu, 9 no.lu bağımsız bölümün ise muvazaalı olarak diğer davalı ...’e devredildiğini ileri sürerek 1 ve 9 no.lu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakkı kalmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmeye göre teslim tarihi ile dava tarihi arasında 15 yıl bulunduğunu, sözleşmedeki paylaşım oranlarının belirli olduğunu ve davacıya hak ettiği bağımsız bölüm satış yetkilerinin verildiğini, aradan geçen sürede davacı tarafından dava ikame edilmeyişinin nedeninin de davacı tarafından bu durumun biliniyor olduğunu gösterdiğini, davanın reddini savunmuştur.

2-Davalı ..., davaya cevap vermemiş, 6100 sayılı HMK'nın 128. maddesine göre ileri sürülen maddi vakaları inkar etmiş sayılmıştır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.02.2021 tarih ve 2018/722 E., 2021/62 K. sayılı kararı ile dava konusunu fiilen elinde bulunduran davacıya karşı hakkını ileri sürmeyen ve tapu ferağının verileceği intibasını uyandıran kişinin zamanaşımı def'ine dayanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, yine davacı vekilince bozma ilamı sonrasında yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporuna bedel yönünden itiraz edilmiş ise de bozma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedele itiraz edilmediği bu bedel üzerinden ıslah yapıldığı, verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla 1 no.lu bağımsız bölüm yönünden tapusunun halen arsa sahibi davalı ... adına kayıtlı olduğu ve tapudan ferağın verilmediği anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilerek davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ve davacı adına kayıt ve tesciline, davacı tarafından yine davacı hissesine düşen bodrum kat 9 no.lu bağımsız bölümün muvazaalı olarak diğer davalı ...'e satıldığı iddia olunmuş ise de bu satışın muvazaalı olduğu ve 3.kişi ...'in dava konusu taşınmazın ...'a ait olduğunu bilerek satın aldığı ya da davalılar arasında bir muvazaa anlaşması olduğu, bu davalının kötüniyetli malik olduğu davacı tarafça ispat olunamadığından kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacıya isabet eden taşınmazın tapu iptal tescil talebi yönünden reddi ile bedel talebi yönünden davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden ıslah ile artırılan bedel için davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 16.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemiz’in 2021/6555 Esas ve 2022/5670 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacı vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Dairemiz’in 2023/1629 Esas, 2023/1570 Karar sayılı ilamı ile dava konusu inşaatın iskân ruhsatının yüklenici tarafından alınması gerektiği, 2 bağımsız bölümün ferdi iskân ruhsatı var ise de tüm binanın iskân ruhsatının olmadığı, öncelikle ilgili Belediyeden dava konusu edilen binaya ilişkin yapı kullanma izin belgesinin (iskân ruhsatı) alınıp alınmadığının sorulması, yapı kullanma izin belgesi alınmamış ise davacı yükleniciye yapı kullanma izin belgesinin alınması için uygun süre ve yetki verilmesi, yapı kullanma izin belgesinin yüklenici tarafından alınmış olması halinde sözleşmeye göre fazladan yapılan bağımsız bölümler için sözleşmedeki paylaşım oranlarının dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş belediye yazı cevaplarına göre binanın iskân ruhsatının olmadığı, davacı yükleniciye verilen yetki ve makul süre içerisinde iskân ruhsatı alınmadığı, yüklenici tarafından yeniden süre istenmesinin yargılamayı uzatmaya matuf olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. İskân işlemlerini tamamlamak için yeterli süre verilmediğini,

b. Binanın iskânın alınması için yapımında görev alan fenni mesullerin de katılımının gerektiğini, ancak inşaatın fenni mesulleri olan inşaat mühendisi ... ve mimari proje sorumlusu ...'ya ulaşılmasının zaman aldığını, ...'nun vefat ettiğini binanın 30 yıl önce yapıldığını, Edremit Belediyesine iskân işlemleri için başvuruda da bulunulduğunu belediyenin söz konusu başvuruya cevap yazısında fenni mesullerden ve yapı denetimden rapor alınmasını talep ettiğini, süre verilen 3. celseden sonra 4. celsenin 9 günlük idari izin tatiline denk geldiği için ve 5. celsenin de belediyeden net bir yanıt alınmamış olması sebebiyle yeni duruşma tarihi verilerek ertelendiğini, 6. celsede tüm bu durumları izah ile belediyeye yapılan başvuru evrakı da celse esnasında sunularak yeniden yetki ve süre verilmesi talebinin yargılamayı uzatma amacı güdüldüğü gerekçesiyle reddi ile süre verilmeden davanın reddedildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde de yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve iskân ruhsatı alınması halinde her zaman dava açılabilmesinin mümkün olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/911, K. 2026/604, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-911-e-2026-604-k-49ddb1b2f407