Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15707 E. 2026/10310 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15707
- Karar No
- 2026/10310
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/106 Esas, 2025/354 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ve ecrimisile ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ve asli müdahiller vekili dava ve müdahale dilekçelerinde özetle; İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ... Mahallesi 1778 (eski 153) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol geçirilmesi suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının ilan yoluyla yapıldığını ve bedelinin bankaya yatırıldığını, el atma iddiasının mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.02.2016 tarihli ve 2014/464 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile ecrimisil talebi yönünden davanın reddine, tazminat talebi yönünden davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ve asli müdahillere ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan veraset ilâmlarına göre tapu maliklerinden ... oğlu ..., ... eşi ..., ... çocukları ..., ..., ..., ..., ... ile bir kısım davacının murisleri olan ... ve ... oğlu ... , ... ve ... kızı ... , ... ve ... çocukları ... , ... , ..., ... ile ... ve ... oğlu ... ’ün aynı kişiler olup olmadığı kesin olarak anlaşılamadığından, bu hususun tapu ve nüfus müdürlüklerinden araştırılarak varsa taraflardan delilleri sorulup (nüfus kaydı, dava konusu taşınmaza ilişkin tapuda isim düzeltme kararı, kadastro tutanağı vb) temin edilerek ve gerekirse tanık da dinlenmek suretiyle belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, ecrimisil bedeli tayin edilebilmesi için el atma nedeniyle davacıların bu yeri kullanamamasından dolayı kazanç kaybına uğramasının gerektiği, bu itibarla ecrimisil belirlenirken taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer arsaların dava tarihinden geriye doğru ecrimisil istenen süre içinde kiraya verilip verilmedikleri, veriliyorsa nasıl ve ne şekilde kiralandıklarının taraflardan delilleri sorulmak suretiyle tespit edilmesi, davacı tarafa emsal kira sözleşmeleri ibraz etmesi için süre verilmesi, emsal kira sözleşmelerinin ibrazı halinde ecrimisil bedelinin tespiti için mahallinde bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği ve kesinleşmiş bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı idareden tahsil edilerek davacıya ve asli müdahillere ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının ilan yoluyla yapıldığını ve bedelinin bankaya yatırıldığını, el atma iddiasının mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, ecrimisil hesaplamasının gereği gibi yapılmadığını, emsal kira sözleşmesinin temin edilemediği gibi kullanılan bilgilerin doğrulunun teyit edilemediğini, taşınmazın yol olduğu dikkate alındığında müvekkili idare lehine yol olarak terkini yerine müvekkili idare adına tesciline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili ve ecrimisil hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazda davacı ve asli müdahillere ait payın tapudan yol olarak terkini yerine davalı idare adına tescil hükmü kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "davalı adına tesciline" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "yol olarak tapudan terkinine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.