Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1532 E. 2026/1028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1532
Karar No
2026/1028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/809 E., 2025/211 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/647 E., 2023/737 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki "Adıyaman ... Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri İşi"ne ait taşeron sözleşmesi uyarınca işin ifa ile sonuçlandığını, yapılan iş sonucunda müvekkili tarafından davalı şirkete 15.08.2019 tarihli 767.000,00 TL bedelli ve 31.07.2019 tarihli 295.000,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri ve sorumlulukları yerine getirmesine rağmen davalı şirketin iki fatura bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline verilen muvafakatname kapsamda müvekkilince tüm ödemelerin dava dışı ... Harita İnş. Ltd. Şti'ne yapıldığını, sunulan dekontlardan ödemelerin davacının alacağı ile ilgili temlik kapsamında yapıldığını ve yapılan ödemeler çerçevesinde taraflar arasında teminat olarak verilen tüm senetlerin iade edildiğini, bu şekilde tarafların ibralaştığını, teminat senetlerinin iadesinin dahi tek başına aslında ibralaşmanın göstergesi olduğunu, davacı yanın müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, her iki şirket yetkililerinin danışıklı dövüş şeklinde hareket ettiklerini, kaldı ki her iki şirketin şirket unvanına da bakıldığında isimlerinin benzer olduğunun görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme protokol ve ek protokollerin incelenmesi ve uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek rapor ile taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki tüm ilişkilerin ticari defterler üzerinden yürütülmediği, dosyadaki 24.09.2019 tarihli muvafakatneme içeriğinden davacı şirketin, ödemelerin alt taşeronu olan dava dışı ... Harita Ltd. Şti'ne ödenmesine muvafakat ettiği, bu muvafakatnamenin alacağın temliki hükmünde olduğu, talebe konu hakediş alacağının da davacı yerine dava dışı şirkete yapıldığı, dosyadaki protokol, dava dışı şirkete yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları ve muvafakatnamelerden davacının takibe konu faturalar nedeniyle davalıdan talep edebileceği fatura konusu hakediş alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki 24.09.2019 tarihli protokol ile 24.08.2019 tarihli protokol ve 03.09.2020 tarihli ek protokol hükümleri incelendiğinde davacının, takibe konu faturaların bu protokol ve muvafakatnameler kapsamında kalmadığı iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda bahsi geçen ve davalı tarafın iddia ettiği ödemelerin ek protokole dayalı ödemeler olduğunu, davalı şirket kayıtlarının lehine delil oluşturmadığını, dava konusu faturaların davalı şirket taraf tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı'na usulüne uygun olarak beyan edilmediğini, faturalara ilişkin ödemelerin davalı şirket kayıtlarda yer almadığını, davalı tarafından dava dışı şirkete yapılan ödemeler fatura ödemeleri olmayıp ana sözleşmeden sonra imzalanan ek protokollerle kararlaştırılan ödemeler olduğunu, davalı tarafça bu ödemeler haricinde bir ödeme yapılmadığının da sabit olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1532, K. 2026/1028, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1532-e-2026-1028-k-828993950030