Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/16655 E. 2024/594 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16655
- Karar No
- 2024/594
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/373 Esas ve 2022/346 Karar SUÇLAR : Tehdit, hakaret KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/373 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararı ile hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin 08.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği; hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün ise, netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 14.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 94660652-105-34-27461-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve 2023/46380 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46380 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın eylemine uyan hakaret ve tehdit suçları için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 24/12/2009 tarihinde işlediği, 25/02/2011 tarihinde sanığın talimat yoluyla savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 05/05/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 01/05/2017 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05/05/2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 01/05/2017 tarihleri arasını kapsayan 1 yıl 11 ay 26 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın mahkeme huzurunda ifadesinin alındığı 25/02/2011 tarihinden kararın verildiği 14/06/2022 tarihine kadar geçen 11 yıl 3 ay 20 günlük süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 1 yıl 11 ay 26 günlük süre düşüldüğünde kalan 9 yıl 3 ay 24 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün üzerine atılı suçları 24.12.2009 tarihinde işlediği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 18.03.2015 tarihinde verilip 05.05.2015 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün Mahkemesince 25.02.2011 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlünün 01.05.2017 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 05.05.2015 ilâ 01.05.2017 tarihleri arasında 1 yıl 11 ay 26 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 01.05.2017 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 25.02.2011 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 14.06.2022 tarihine kadar 20.02.2021 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davaların ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/373 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.