Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/14865 E. 2023/15775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14865
- Karar No
- 2023/15775
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1046 Değişik İş SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması "Tehdit" ve "hakaret" suçlarından hükümlünün, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle "tehdit" suçuna yönelik; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 inci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, "hakaret" suçuna yönelik ise; 5237 sayılı Kanun’un 125 maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; her iki suça yönelik 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına karşı ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2021/76 Esas, 2021/273 sayılı Kararına karşı şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne dair ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli ve 2021/1046 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 94660652-105-22-4287-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2022 tarihli ve 2022/137485 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137485 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Mahkemesince 08/03/2021 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilip, müştekiye davetiye tebliğ edilerek sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediğini mahkemeye yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi gerektiği, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceğinin ihtar olunmasına karar verildiği, mahkeme kararında belirtilen ihtarın müştekiye 22/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki veya müşteki vekili tarafından 15 günlük süre içerisinde dosyaya yazılı beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme karşısında, müşteki vekilinin itirazı üzerine ... 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/06/2021 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gözetilmeden, merciince itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki düzenleme karşısında, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2021 tarihli kararına müşteki vekili tarafından yapılan itirazın müştekinin dosyada katılma talebi olmadığından kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair ek karara karşı müşteki vekilinin itirazı üzerine, mercii tarafından müştekiye gönderilen davetiyede katılma isteminde bulunması gerektiğine dair ihtarın bulunmadığı, müşteki vekilinin katılma isteminde bulunup bulunmadığı açıklattırılmadan karar verilemeyeceğinden bahisle itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; merciince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi uyarınca esas hakkında bir karar verilerek, müşteki vekilinin itiraz hakkı bulunduğu düşünülüyorsa, Mahkemesince duruşma açılıp genel hükümlere göre yargılama yapılması gerektiği cihetle, merciince itirazın kabulüne ve genel hükümlere göre dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinin konuya ilişkin ikinci fıkrası; "(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir." 2. 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası; "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. İnceleme konusu olayda; Mahkemesince 08.03.2021 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilip, şikâyetçiye davetiye tebliğ edilerek hükümlüden şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediğini mahkemeye yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi gerektiği, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceğinin ihtar olunmasına karar verildiği, mahkeme kararında belirtilen ihtarın şikâyetçiye 22.03.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şikâyetçi veya şikâyetçi vekili tarafından 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 15 günlük süre içerisinde dosyaya katılma taleplerinin olduğuna dair yazılı herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin itirazı üzerine ... 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.10.2021 tarihli ek kararın 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca usul ve yasaya uygun olduğu gözetilmeden, merciince şikâyetçi vekilinin itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi, 2. Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252 inci maddesinin konuya ilişkin ikinci ve altıncı fıkraları; "(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır." "(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." 5271 sayılı Kanun'un "İtiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268 inci maddesinin konuya ilişkin birinci ve ikinci fıkraları; "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci Maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü Madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." Şeklindedir. Tüm bu açıklamalar ışığında; ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli kararına şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın şikâyetçinin dosyada katılma talebi olmadığından kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair 20.10.2021 tarihli ek karara karşı şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine, mercii tarafından şikâyetçiye gönderilen davetiyede katılma isteminde bulunması gerektiğine dair ihtarın bulunmadığı, şikâyetçi vekilinin katılma isteminde bulunup bulunmadığı açıklattırılmadan karar verilemeyeceğinden bahisle itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 252 inci maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları uyarınca genel hükümlere göre yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli ve 2021/1046 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.