Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/738 E. 2013/18711 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/738
- Karar No
- 2013/18711
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanıklar hakkında verilen 20.03.2008 tarihli karara yönelik temyizin incelenmesinde; 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle değerlendirme yapılması için ele alınan dosyanın incelenmesinden sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2008/11-250 esas ve 2009/13 ile 2011/3-66 esas ve 2011/96 karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 1 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Yasanın 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının reddine ilişkin kararlar 5271 sayılı Yasanın 223. maddesi anlamında hüküm sayılmadığı ve salt bu nedene dayalı yargılamada da 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin uygulanması olanağı bulunmadığından 5728 sayılı Yasanın Geçici 1 ve 5275 sayılı Yasanın 101/3. fıkrası uyarınca bu kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun itiraz olduğu, 5271 sayılı CMK'nun 264/1. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... savunmanı yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE, II-) Sanıklar hakkında kurulan 11.12.2007 tarihli hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Sanıkların, kapısını zorlayıp açmak suretiyle yakınan ...’a ait eve girdikleri ve yakınan ...’ın evine de girmeye kalkıştıklarının anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca, haklarında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş, suçun 5237 sayılı Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlenmesine rağmen, sanıklar hakkında aynı yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, maddede öngörülen hakların tamamından yoksun kılınmanın hükümlülüğün doğal sonucu olup takdire bağlı bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların bazı haklardan yoksun kılınmasına karar verilmesiyle yetinilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.