Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/14376 E. 2013/7997 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/14376
Karar No
2013/7997
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, uygulama açıkça sanık lehine olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-)Yakınana ait içecek dolabının demir kafesinin asma kilitlerinin kırılarak hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine anılan Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması, 2-)Hırsızlık eyleminin saat 01.50 sıralarında gerçekleştiği ve suçun 5237 sayılı Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi ile cezalarda arttırma yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-)5237 sayılı TCK.nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 4-)Soruşturma aşamasında sanığın çaldığı içkileri sakladığı yeri gösterip içkilerin bir kısmının yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5-) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/14376, K. 2013/7997, T. 15.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-14376-e-2013-7997-k-49ee7d0dbe5d