Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/10888 E. 2013/9895 K.

Konu: Hırsızlık, Yalan Beyanda Bulunmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10888
Karar No
2013/9895
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Yalan Beyanda Bulunmak

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-Sanık hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,

Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Sanığın olay tarihinde hırsızlık suçundan dolayı yakalandığında adını gerçek kişi olan kardeşi ... ... olarak tanıttığı ve parmak izi tespiti sonunda gerçek kimliğinin öğrenildiğinin anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 268/1.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 267/1. Maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, ayrıca hırsızlıktan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde 58.maddenin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

5237 sayılı TCK'nın 206/1.maddesince hüküm kurulmasına rağmen 200/1.maddesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

2-Olay tarihinde güneşin 20:15'de battığı, sanığında hırsızlık suçunu 20:30 sıralarında işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesi uyarınca cezasından artırım yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/10888, K. 2013/9895, T. 30.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-10888-e-2013-9895-k-d16474bfc63b