Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/23512 E. 2011/44162 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/23512
- Karar No
- 2011/44162
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldıramayacağından, hükümlü ...’ın 15.01.2007 tarihli dilekçesinin temyiz istemi niteliğinde ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvuru hakkı, yöntemi ile süresinin hükümde gösterilmemesi nedeniyle de temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların uygulanmasını ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1-) Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşü alınmadan, karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 33. maddesine aykırı davranılması, 2-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturan eylemde temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, 765 sayılı TCY’nda bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan "gece" kavramının 5237 sayılı TCY’nın 143/1. maddesine göre cezayı artırıcı neden olması, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması, 3-) 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlünün, mutfak penceresini kanırtıp açmak suretiyle geceleyin yakınana ait eve girdikten sonra iki adet cep telefonu, oto teybi, para ve kontak anahtarını aldığı ve bu anahtarla otmobili çalıştırıp götürmük suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/1-4. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, 4-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/2, 522. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 116/1-4 ve 151/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından uzlaştırma girişiminde bulunulduktan sonra, lehe olan yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 5-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) Suçun 5237 sayılı Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, aynı Yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması, b-) Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 28.12.2005 tarihli ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.