Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5496 E. 2023/9305 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5496
Karar No
2023/9305
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/155 E., 2018/216 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2018/155 Esas, 2018/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 03.07.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/5948 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102364 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102364 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 07/10/2015 tarihli hükmün açıklanmasına esas teşkil eden ihbara konu ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/905 esas, 2018/113 sayılı kararının Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 15/06/2020 tarihli ve 2020/288 esas, 2020/11419 karar sayılı ilamı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına hükmedildiği anlaşılmış ise de, hükümlünün adli sicil kaydında deneme süresinde işlenen suçlar nedeniyle hükmün açıklanmasına esas teşkil edebilecek başkaca mahkumiyet kayıtlarının bulunduğu cihetle hükmün açıklanması kararının yerinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 216/3. maddesinde yer alan “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, çekişmeli yargılamanın gereği olarak, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa, sanık yoksa müdafiine verilmesi gerekirken; sanığın da hazır olduğu 09/05/2018 tarihli celsede iddia makamı mütalaasını verdikten sonra sanığa son sözü sorulmadan yargılamaya son verilmek suretiyle savunma hakkını kaldıracak ve kısıtlayacak şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un kararların verilmesi usulü başlıklı 33 üncü maddesi, "Duruşmada verilecek kararlar, Cumhuriyet savcısı, duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlendikten; duruşma dışındaki kararlar, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alındıktan sonra verilir. " şeklindedir. 2. 5271 sayılı Kanun'un delillerin tartışılması başlıklı 216 ncı maddesinde; "(1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir. (2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir. (3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. (Ek cümle: 15/8/2017-KHK-694/148 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/143 md.) Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez." Hükümlerine yer verilmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 inci, 62 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 15.10.2015 tarihinde kesinleştikten sonra, sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2018/155 Esas, 2018/216 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanması suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; 09.05.2018 tarihli duruşma zaptında, sanık ..., katılan ... ve vekili Av. ... ...ın duruşmaya geldikleri belirtildiği halde, davanın tarafları dinlenilmeden, esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri sorulmadan ve son söz hakkı da sanığa tanınmadan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, hükmün en alt bölümünde kararın taraflara tebliğinden itibaren kanun yoluna ilişkin sürelerin başlayacağı belirtilerek, davanın taraflarının duruşmaya katılıp katılmadıkları hususunda çelişkiye düşülmesi ile duruşmaya katıldığı belirtilen sanık yönünden savunma hakkının kısıtlanması, Kanun’a aykırı olup açıklanan gerekçelerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2018/155 Esas, 2018/216 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/5496, K. 2023/9305, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-5496-e-2023-9305-k-df5710486caf