Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/13292 E. 2011/8154 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/13292
- Karar No
- 2011/8154
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hırsızlık suçunu yakınanın evine tespit edilemeyen bir zaman diliminde girmek suretiyle işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCY’nın 116/1. maddesi uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesinde yapılan değişiklik ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 günlü 2006/8-317, 2006/319 sayılı kararı karşısında; hükmün tefhim edildiği son oturumda, sanığın savunmanı bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 150/3, 151/1, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın hazırlık soruşturması sırasında, kolluk güçlerinin kendisini araması üzerine oğlunun ayakkabısının içine kağıda sarılı vaziyette bir kısım ziynet eşyalarının bırakıldığını söyleyip gelen polis ekibine çalınan eşyalardan bir bilezik hariç teslim ederek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.