Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/13024 E. 2011/8912 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/13024
- Karar No
- 2011/8912
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında kesinleşmiş hapis cezalarının Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 25/6/1996 tarih 1996/119 d. İş sayılı kararıyla 27 yıl 21 ay ağır, 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği, sanığın 25.3.1997 tarihinde şartlı tahliye olup bi hakkın tahliye tarihinin 21.10.2020 olduğu, 765 sayılı TCK’nun 81/2. maddesine göre tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki suçun bihakkın tahliye tarihinin dolmuş olması gerektiği, sanığın adli sicil kaydında yer alan cezaların bihakkın tahliye tarihlerinin dolmadığının anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCK’ya göre lehe yasa değerlendirilmesi yapılırken, 493/2 ve 522/1 maddelerine göre belirlenen cezanın aynı yasanın 81/2.maddesine göre artırıma tabi tutulması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d, 143 maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, bu suç yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
3- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 30/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.