Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/6767 E. 2026/12170 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6767
- Karar No
- 2026/12170
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1302 Esas, 2026/123 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/2400 Esas, 2024/291 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, Kuyucak ilçesi, .... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın sulama kaynağının ne olduğunun raporda açıkça gösterilmediğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaza 2023 yılı resmi verileri ile sulu kapama zeytin bahçesi olarak kapitalizasyon faiz oranı % 4 uygulanmak ve gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına %20 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmek suretiyle, üzerinde bulunan yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçildiği, kısmi kamulaştırma sebebiyle taşınmazın arta kalan bölümün yüzölçümü ve geometrik şekli sebebiyle tarımsal faaliyetin yapılmasına devam edilebileceğinden bahisle değer azalışının olmadığının açıklandığı, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve dava konusu taşınmaz için belirlenen m² birim fiyatının uygun ve resmi verilerle uyumlu, üzerinde bulunan yapıya biçilen değerin de yerinde olduğu, istinafa konu edilen kararda belirtilen gerekçelerle arta kalan kısım için değer azalışı uygulanmamasının yerinde olduğu, her ne kadar davalı tarafça dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgelere, taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu programı üzerinden yapılan incelemeye göre taşınmazın tarım arazisi olarak kabulü yerinde bulunmuş, aynı kamulaştırma kapsamında olup aynı bölgeden intikal ederek tarafların temyizi üzerine denetimden geçen dava dosyasında dava konusu taşınmaza komşu olan 1 43... parsel için açılan davada % 20 oranında uygulanan objektif değer artışının yerinde bulunması karşısında, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda daha önce denetimden geçen dosyaya konu taşınmazla benzer özellikteki dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artış oranında bir isabetsizlik görülmediği, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olduğu gibi eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesi yerinde değil ise de; davalının istinaf dilekçesinde bu konuda açık istinaf talebinin bulunmadığı, süresinde sunulmayan ve beyan dilekçesi ile ileri sürülen taleplerin istinaf sebebi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olmadığı da dikkate alınarak eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca hükmedilen bedele dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar ... vd. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde geçen “yasal faizi” ibaresinin çıkarılması, yerine "Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.