Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/6766 E. 2026/12169 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/6766
Karar No
2026/12169
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2089 Esas, 2026/301 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Nazilli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/143 Esas, 2024/23 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, Nazilli ilçesi, ... Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, objektif değer artışına esas alınan kriterlerin kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde de değerlendirildiğini, üretim masraflarının net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olduğu kabul edilerek 2023 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 1.yıl buğday ve silajlık mısır, 2.yıl pamuk, 3.yıl dane mısır münavebe planına göre bu ürünlere ilişkin maliyet cetveli kullanılarak bulunan net gelir üzerinden, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden %4 kapitalizasyon faiz oranı ve kapitalizasyon faizini belirleyen kriterlerden farklı nitelikleri itibariyle objektif değer artışı uygulanarak bulunan birim değere göre zemin değerinin bulunduğu, taşınmazın alanının küçülmesi ve geometrik şeklinin bozulması, yol bağlantısının kalkması nedeniyle kalan kısım için değer kaybı uygulanması doğru olduğu gibi dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmış olup tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele davanın açıldığı tarihten itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz uygulanmasının yerinde olduğu, davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş olup Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 başvuru numaralı ve 23.10.2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı ve 09.05.2019 tarihli kararı da dikkate alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, her ne kadar, faizin, hükümde "kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek yasal faiz" olarak yer alması, infazda tereddüte neden olabilecekse de, "yasal" kelimesinin çıkartılması gerekmekte olup bu hata mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan ayrıca düzeltme yapılmayarak hataya dikkat çekmekle yetinildiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/6766, K. 2026/12169, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-6766-e-2026-12169-k-33e8e55ff618