Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/63 E. 2026/8742 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/63
Karar No
2026/8742
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1144 Esas, 2025/2625 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 24... parsel sayılı taşınmazı 17.02.2009 tarihinde babası ...'dan satın aldığını, taşınmazın babası ve dedesi tarafından 100 yıldan beridir malik olarak kullanıldığını, tapu kaydından da görüleceği üzere taşınmazın 55.000 m² olduğunu, 12.04.2019 tarihinde Tapu Müdürlüğünden aranarak taşınmazın yüz ölçümünün sehven hatalı yazıldığının bildirildiğini, tapu kütüğüne ... ilkesi gereğince taşınmazın 55.000 m² olarak müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 600.00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı müvekkilinin 17.02.2009 yılında babası ...’dan satın aldığını, taşınmaza 100 yıldan beri müvekkilinin atalarının malik olduğunu, taşınmazda fıstık ve meyve ağaçları yetiştirildiğini, taşınmaz satın alınırken tapuda 55.000 m² olarak kayıtlı olduğunu, geçmişten beri hep bu şekilde kullanıldığını, satış işleminden sonra tapudan aranarak sehven yanlışlık yapıldığının bildirildiğini, müvekkilinin taşınmazı gerçek yüz ölçümü olan 55.000 m² olarak satın aldığını, taşınmazın yüz ölçümünün 55.000 m²den 5500 m²ye düşmesi nedeniyle uğranılan zararın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen kadastro tespit tutanağı ile fiili ve tapu alanının 5.500 m² olarak tespit edildiği, hava fotoğrafları ve taşınmazda yapılan incelemelere göre de bu durumun sabit olduğu, davacının taşınmazı bilerek, fiili ve gerçek durumundan haberdar olarak babasından satın aldığı, taşınmazın sınırlarından, özelliklerinden ve alanından haberdar olduğu, devir işlemi esnasında sehven taşınmaz alanının 55.000,00 m² olarak yazılmasının davacıya tazminat hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/63, K. 2026/8742, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-63-e-2026-8742-k-81139a39cf62