Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/498 E. 2026/9663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/498
- Karar No
- 2026/9663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/1083 Esas, 2014/689 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 06... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.10.2015 tarihli ve 2015/3528 Esas ve 2015/3370 Karar sayılı kararı ile iş bu dosyada kamulaştırma işlemine dayanak olan dava konusu taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin iptaline karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Hazine adına tescil edilen dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalılar adına tescil edilmesi gerektiğini, diğer taraftan taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 2942 sayılı Kanun’un 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde Mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
4. Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında;eldeki dosyada ... Kadastro Mahkemesinin 2009/66 Esas ve 2015/51 Karar sayılı kararına istinaden dava konusu taşınmazın tapu maliki olan davalı ... tarafından ... HES Barajı Kamulaştırma Alanında kalan dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına dayanak Bakanlar Kurulunun 18.06.2012 tarihli, 2012/33 21... .07.2012 tarihli, 2012/3506 sayılı kararları ve bu kararlara dayanak yapılarak alınan ... Başkanlığının 02.08.2012 tarihli ve 3959-5 15.08.2012 tarihli ve 3977-11 sayılı kamulaştırma kararlarının iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.10.2015 tarihli ve 2015/3539 Esas, 2015/3397 Karar sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin kesin olarak iptaline karar verildiği anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan yatırılan harçların iadesine, davalı ...'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.