Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/488 E. 2026/9662 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/488
- Karar No
- 2026/9662
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/173 Esas, 2023/308 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.04.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalılar ... vd. vekili Avukat ... gelmiş, diğer davalı taraf duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 22... ve 8 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılan kısımlarının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.01.2015 tarihli ve 2013/1002 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 06.01.2015 tarihli ve 2013/1002 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının %4 uygulanması gerekirken, bu oranın %5 kabulü ile az bedel tespiti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.20 19... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ilk karar ile tescile ilişkin verilen karar kesinleşmiş olup son kararda dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tesciline ilişkin kararın kaldırılarak, yeniden davalılar adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun iptale ilişkin kararlarının işbu dava ile ilgisinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen bedele göre Mahkemece fark bedelin depo edilmesine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 2942 sayılı Kanun’un 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde Mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 4. Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; eldeki dosya davalıları tarafından Pembelik HES barajı kamulaştırma alanında kalan dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına dayanak Bakanlar Kurulunun 30.07.2012 tarihli ve 2012/3506 sayılı kararı ve 18.06.2012 tarihli ve 2012/3321 sayılı kararı bu karara dayanak yapılarak alınan EPDK Başkanlığının 15.08.2012 tarihli ve 3977-11 sayılı kararı ile 02.08.2012 tarihli ve 3959-5 sayılı kamulaştırma kararlarının iptali istemi ile davalılar tarafından açılmış herhangi bir dava bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır. 5. Taraflardan ve Danıştay ilgili Dairesinden ve Danıştay ilgili Dava Daireleri Kurulundan davalıların iptal davası açıp açmadığı sorularak alınacak yazı cevaplarına göre dava açanlar yönünden davanın reddine, dava açmayanlar yönünden ise işin esasına girilerek Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmeyenler yönünden davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz harçlarının iadesine, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... vd.'den alınarak davacı idareye, 28.000,00 TL vekâlet ücretinin de davacı idareden alınarak davalılar ... vd.'ne verilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.