Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/496 E. 2026/9968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/496
- Karar No
- 2026/9968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/563 Esas, 2024/2204 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 17 37... parsel ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 19 28... parsel sayılı taşınmazların müvekkili vakfa ait olduğunu, davalı idare tarafından dava konusu 17 37... parsel sayılı taşınmaza park yapmak suretiyle, dava konusu 19 28... parsel sayılı taşınmaza ise yol yapmak suretiyle el atıldığını, davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazların davacı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 17 37... parsele el atılmadığını, ayrıca bedeline hükmedilen taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, 19 28... parsel sayılı taşınmaza da hiçbir şekilde el atılmadığını, kabule göre emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yol olarak kamunun kullanımına ayrılan ve kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazlara, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazlara 1983 yılı sonrasında el atıldığının sübuta erdiği ve böylece mahkeme kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırı bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bilirkişi raporuna göre parka giriş alanı olarak fiilen el atılan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 17 37... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 19 28... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede ise dosya arasında bulunan 07.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın bir bölümünün dava konusu taşınmazın hemen solunda yer alan binalar ve bir arka mahallelinin ...Sokağına geçmek üzere kestirme bir geçiş alanı olarak kullanıldığının görüldüğü, Belediye tarafından yatırım, yol düzenlemesi asfalt ve/veya parke taş kaplaması gibi hizmetlerinin bulunmadığı taşınmazın üzerindeki ortaokulun bu bölüme açılan kapısının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda; 2942 sayılı Kanun’un 37 inci maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı çerçevesinde davalı ... Başkanlığından vaki fiili bir el atmanın varlığından söz edilemeyeceği açıktır.
4. Hukuki el atma yönünden ise; ...'nın dosya arasında bulunan 30.09.2021 tarih ve ... sayılı yazısına göre dava konusu 19 28... parsel sayılı taşınmazın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca uygun bulunarak Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 04.10.2012 tarihinde onaylanan, ... İlçesi (Tarihi Yarımada) Kentsel, Tarihi, Kentsel Arkeolojik, I.Derece Arkeolojik Sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında, Dünya Mirası Koruma Bölgesinde, Kara Surları Koruma Bandında, park alanında kalmaktadır. Ayrıca dava konusu taşınmazın tapu kaydında herhangi bir kısıtlayıcı şerh bulunmadığı gibi kadastral haritasında da arsa vasfındadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu'nun 17 nci maddesinin (a ) bendinin 4,5 ve 6. Paragrafında "Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar. ... yerlerinde çevre düzenleme projesi yapımı ve değişiklikleri, ilgili koruma bölge kurulunun uygun görüşü doğrultusunda Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır." hükümleri vaz edilmiştir.
5.Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına ilişkin tüm dayanak evrak getirtildikten sonra 2863 sayılı Kanun'un koruma amaçlı planı ile Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulanması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik hükümleri de gözetilmek suretiyle davalı ...'na husumet yöneltilip yöneltilmeyeceğinin tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Kabule göre de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2025 tarihli ve 2023/5-643 Esas, 2025/352 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 2863 sayılı Kanun'un mülkiyetin kullanımına sınırlandırma getiren maddeleri ile korunması gereken kültür varlığı maliklerine yardım ve kolaylıklar öngören maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda malikin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiği, malikin Kültür ve Turizm Bakanlığının 2863 sayılı Kanun kapsamında vereceği emir ve talimatlara uygun hareket ettiği sürece 2863 sayılı Kanun'un maliklere tanıdığı hak, muafiyet ve kolaylıklardan yararlanabileceği gibi 2863 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla mülkiyet hakkının tanıdığı tüm yetkileri de kullanmasında engel bulunmadığı hususu da gözetilmek suretiyle hukuki el atma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun değerlendirilmemesi hatalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.