Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3527 E. 2026/3013 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3527
Karar No
2026/3013
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/49 E., 2025/172 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/336 E., 2021/35 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ...Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların açtığı davanın niteliği itibariyle tespit davası olduğunu, bunun içinde vakfiye şartının ve mevzuat hükümlerinin geçerli olduğunu, davacının iddialarını kanıtlaması gerektiğini, dosya içerisindeki mevcut bilgilere göre varsa bu vakıfla ilgili bağlantısını kanıtlayamamış olması ve iddianın genişletilmesi yasağı çerçevesinde sunabileceği başkaca delillere göre kanıtlayamaması durumunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, annelerinin ... Vakfının kesinleşmiş mahkeme kararı ile galleye müstehak vakıf evladı olduğu, dolayısıyla davacıların da vakfedenle aralarındaki soy bağı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıların “... Vakfı”nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine, davacılar lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, yine bakiye harç ile yargılama giderlerinin davalından tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,Vakfiyede vakfedenin önce kendi birinci nesil çocukları için kurallar koyduğu, sonra da bu kuralların devam eden nesiller için de geçerli olduğunun belirtildiği, ancak ilk nesilde kızlar için koyduğu kuralların, kızların çocuklarından türeyen nesiller için geçerli olmadığı, çünkü erkek çocukların soyu kesilmedikçe kız çocukların soyunun vakıftan pay almasının söz konusu olmadığı, ama ölen vakıf evladının mirasçıları arasında bulunan kızların, sadece kendileri ile sınırlı olarak babalarının hissesinden yarım pay alabilecekleri, fakat evlenip baba evinden çıktıkları takdirde de, bu hissenin ancak yarısını alabilecekleri, kız evlat vefat ettiğinde ise vakıftaki hissesinin kendi çocuklarına geçmeyeceği, geri kardeşlerine döneceği, vakfiyede batın tertibi şartı bulunduğu, ayrıca vakfiyede ilk nesilden sonra geçerli olmak üzere, vakıftan yararlanmak için erkek evlat soyundan olma şartı da bulunduğu, fakat batın tertibi şartına göre, evlattan biri öldüğünde onun çocuklarının, sağ olsaydı alacağı hisseyi paylaşacakları, bütün ön batındakiler vefat ettikten sonra, bu kez bu çocuklar ön batında olacakları için aynı batındekiler olarak vakfın gelir fazlasını eşit olarak paylaşacakları, fakat bunlardan biri çocuklu olarak vefat ettiğinde, bu kez onun hissesinin ilk batın (yani ölenin dahil olduğu batın) bitene kadar çocukları arasında paylaştırılacağı ve bunun böylece devam edip gideceği, vakfeden ...nin ölümü üzerine kızı ... ...’un mütevelli olarak atandığı, ... ...’un ölümü üzerine yerine vâkıfın kız evladından erkek ve en olgun olan ... ...in, ... ...in ölümü üzerine ise evladı vakıftan ...’nin mütevellilik görevine atandığı, daha sonra boşalan mütevellilik görevine evladı vakıftan en büyük ve en olgun olan ... ...oğlu ...’ın atandığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada, ...’ın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2012 tarihli ve 2011/172 Esas, 2012/88 Karar sayılı kararı ile galle fazlasına müstehik vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği, dosya arasında yer alan mirasçılık belgesine göre ...'ın 03.04.2017 tarihinde vefat ettiği, davacıların ...’ın çocukları oldukları, ...'ın babası olan ...ve İmmi’den olma ... ile son mütevelli olan ...ve ...’dan olma ...’ın baba bir anne ayrı kardeş oldukları, bu durumun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.03.2010 tarihli ve 2007/599 Esas, 2010/208 Karar sayılı kararı ile sabit olduğu, dosya içeriği, iddia ve savunma ile toplanan delillere, kararın dayandığı hukuka uygun gerektirici nedenlere, mevcut deliller mahkemece değerlendirilerek takdir edildikten sonra karar verildiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacıların Diyarbakır ilinde kurulu mazbut ... ... Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evlatları oldukları belirlendiğine göre, Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteğinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek vakfa ait iki ayrı vakfiye ile kurulmuş iki vakıf tespit edildiğini, bu vakfiyelerden 1212 H. (1789 M.) tarihli vakfiye ile Diyarbakır’da kurulu bulunan vakıf, tamamen hayri bir vakıf olup, vakfiyede bir medreseyi (... Medresesi adıyla anılan) vakfettiği ancak medrese için bir akar vakfetmediği dolayısıyla galle fazlası ile ilgili hiçbir hükmü içermediği, 1213H.(1799 M) tarihli diğer vakfiyesi ile yine Diyarbakır’da kurulu bulunan vakfın ise hayri-zürri bir vakıf olduğu, gerek medrese ile ilgili tahsisatın gerekse evlada galle fazlasının bu vakfın akarlarından elde edilen gelirden ayrıldığı, Vakfın gallesinden pay almak için evladı vakıftan olmak yeterli olmayıp, galle fazlasının hangi niteliklere haiz vakıf evlatları arasında paylaştırılacağı, vakfın gallesinin olup olmadığı hususları hassasiyetle araştırılmalı, vakfedenin istek ve iradesi göz önünde tutulması gerektiğini, Ayrıca bu tür davalarda İdaremiz kanuni hasım olması sebebiyle vekalet ücretinden muaf olması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesinde bu husus hiç incelenmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2. 5737 sayılı ... Kanunu'nun 76. maddesi (2762 sayılı ... Yasası 40. maddesi) gereğince, galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalarda, ... yasal hasım olduğundan davanın kabulü halinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davalı ... vekilinin temyiz itirazının (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "davalıdan" kelimesinin hükümden çıkartılarak yerine "davacılardan" kelimesinin yazılmasına; hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Davanın niteliği gereği davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılmasına; hüküm fıkrasının (4) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine "Davalı ... yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına," ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3527, K. 2026/3013, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3527-e-2026-3013-k-14150e62f682