Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17037 E. 2026/8684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17037
- Karar No
- 2026/8684
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1476 Esas, 2025/1552 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ile davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 69 44... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, ayrıca davalı ... Belediyesi açısından husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerin taşınmazlarına hangi kurumun el attığını bilme olanağı olmadığını, kamu gücünü kullanan idareler kendi aralarında yapmış olduğu protokoller ve kararlar ile kamulaştırma sorumluluklarını birbirlerinin üzerine bıraktıklarını, bu nedenle kararın kaldırılarak davalı idarelerin tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, fiili el atma gerçekleşmiş olduğundan nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; harç ve vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmaz bedeli ve hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini gerektiğini, dava konusu taşınmazın ... kenarında doğal sit alanı olup korunacak alan içinde kaldığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı, ... Genel Müdürlüğü ve Büyükşehir sorumluluğunda bir alan olduğunu, çay kenarında bulunan işletmelerin ... Büyükşehir Belediyesince kiraya verildiğini, taşınmazın SİT alanı içinde olduğunu, bedelden indirim yapılması gerektiğini, yerel mahkemenin taşınmazın bedeline karşılık hesaplanan tazminat miktarının yüksek belirlendiğini, taşınmazın ilk el atma tarihindeki niteliği ve konumu gözönünde bulundurularak hüküm kurulması gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz karşılaştırmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçildiğinin anlaşıldığı, yapılan hesaplamada bir isabetsizlik görülmediği, ancak imar planında "semt spor sahası alanı" olarak ayrılmış olan dava konusu taşınmazın 30 m² kısmına kaldırım yapılarak fiilen el atıldığı, el atılan kısmın ise ana arter niteliğindeki ... Bulvarı üzerinde olduğu, dolayısıyla bu kısım ile ilgili sorumluluğun davalı ... Belediyesinde olduğu gözetilmeden karar verilmesi, hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediği gerekçesi ile davacılar ile davalı idare vekillerinin başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ile davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan ve davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.