Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3028 E. 2026/11330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3028
Karar No
2026/11330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1640 Esas, 2025/2091 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/328 Esas, 2023/232 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesi 28 57... (eski 67) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz hakkında gerçeği yansıtmayan tespitlere dayanılarak değer tespiti yapıldığını, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, emsal kıyaslamasının uygun olmadığını, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, tespit edilen bedele faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vd. kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre mahkemece kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkeme ilk kararını istinaf etmeyen davalılar yönünden davacı idare lehine oluşan kazanılmış hakkın gözetilmemesi, faiz hükmünün hatalı kurulması, hükümde taşınmazın yeni oluşan parsel numarası yazılmayarak infazda tereddüt oluşturulması, kayyımla temsil edilen davalılar yönünden tespit edilen bedelin kayyıma ödenmesi gerektiğinin düşünülmemesi hususlarının doğru görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vd. kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ettiği, ayrıca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zemine değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Tespit edilen kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B-2) bendinin hükümden çıkarılması, yerine "Kaldırma kararı öncesi davalılara ödenen 744.834,35 TL kamulaştırma bedelinden davacı idare tarafından takdir edilen davalılar hissesine düşen 454.509,90 TL'lik kısmına dava tarihinden mahkeme ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz işletilmesine, tespit edilen kamulaştırma bedeli ile idare tarafından takdir edilen bedel arasındaki fark olan 290.324,45 TL'ye ise dava tarihinden mahkeme son karar tarihi olan 10.05.2023 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz işletilmesine, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla tespit edilen bedelin davalılara payları oranında derhal ödenmesine, bu konuda ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3028, K. 2026/11330, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3028-e-2026-11330-k-cf0f0e3eba49