Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4266 E. 2026/10864 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4266
Karar No
2026/10864
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/965 Esas, 2020/118 Karar KARAR : Usulden ret

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesince görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan tazminat bedelinin tahsili talebine ilişkin ek davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Gaziantep ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmaz için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1256 Esas sayılı dosyası ile taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan tazminat bedelinin tahsili davası açıldığını, taleplerinin kabul edildiğini, kararda taşınmazda meydana gelen değer kaybının %20 den fazla olamayacağının belirtildiğini, müvekkili yönünden 10.000,00 TL'lik kısmın mahkeme kararı ile kabul edildiğini, geriye kalan 48.480,00 TL için bu davanın açıldığını, dava konusu taşınmazda meydana gelen değer azalması nedeni ile 48.480,00 TL lik bedelin ilk dava tarihi olan 05.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet, kesin hüküm, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia etttiği fazlaya ilişkin haklarını dava yoluyla talep edebilmesi için idareyi temerrrüde düşürmesi yani parayı idareden talep etmesi zaruriyetinin olduğunu, daha önce kesinleşen mahkeme hükmüne rağmen aynı hususta tekrar dava açılmayacağını, kesin hüküm itirazında bulunduklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.03.2018 tarihli ve 2018/63 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2018/63 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2018 tarihli ve 2018/2070 Esas, 2018/1323 Karar sayılı kararıyla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2018 tarihli ve 2018/2070 Esas, 2018/1323 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası, 27.03.2018 tarihli ve 30373/2 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7103 sayılı Kanun uyarınca değiştirilmiştir. 7103 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde “Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, kamulaştırma işleminin tamamlandığına ilişkin ilanın indirildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı yönlerinden ilgili valilikte kurulan komisyon tarafından incelenir. Komisyonca yapılan inceleme sonucunda çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulduğuna ve taşınmaz maldan yararlanılmasının mümkün olmadığına karar verilmesi halinde taşınmaz mal kamulaştırmaya tabi tutulur. Taşınmaz mal sahibinin bu kapsamda açacağı davalarda ilgili valilik komisyonuna başvurulması dava şartıdır.” hükmünün getirildiği 2942 sayılı Kanun'a Geçici 13 üncü madde olarak “Bu Kanunun 12. maddesinin altıncı fıkrası hükümleri, görülmekte olan davalarda da uygulanır ve dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilerek, dava açanların dosyalarının mahkeme tarafından ilgili valilik komisyonuna gönderilmesine karar verilir. Reddedilen davalarda yargılama gideri kamu üzerine bırakılır ve davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmünün eklendiği, bu durumda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi, yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılması ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yargılama giderlerinden sorumluluk alt başlıklı 326 ncı maddesinin birinci fıkrasında "kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmü gereğince 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargılama giderlerini davacı taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı kurumun dava konusu taşınmaza hukuki veya fiili el atması söz konusu olmadığından davanın esastan reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı ve orta mesafeli koruma alanında kalması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin verilen kararın ek davası niteliğindedir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/4266, K. 2026/10864, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-4266-e-2026-10864-k-f652f1dfc517