Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3241 E. 2026/10272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3241
- Karar No
- 2026/10272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/186 Esas, 2023/440 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle İzmir ili, ..., ... Mahallesi 97 (yeni 2 40... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle taşınmazın kıymet takdiri raporunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde ve gerçek kamulaştırma bedeli kurum tarafından tayin edilenin çok üzerinde olduğunu, bedelin taşınmazın arsa vasfında olduğu dikkate alınarak belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/348 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/2360 Esas, 2022/2401 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tespit olunan kamulaştırma bedeli davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 05.01.2023 tarihinde depo kararının yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile yol olarak terkinine ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; fazla depo edilen kamulaştırma bedelinin iadesi hususunda karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında kabul edilemeyeceğini, arsa vasfında kabul edilecek olsa bile emsal seçiminin ve emsal incelemesinin hatalı olduğunu, kıymet takdiri ile arasında fahiş fark olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal seçiminin ve emsal incelemesinin hatalı olduğunu, yarısından fazlası kamulaştırılan dava konusu taşınmazda değer düşüklüğü hesabı yapılmamasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın daimi irtifak tesisinden doğan değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yargıtay tarafından benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca taşınmazın arsa sayılabilmesi için imar planı içerisinde iskan sahası olarak ayrılmış bulunması, imar planı dışında ise belediye mücavir alan sınırları içinde kalıp meskun yerler arasında bulunması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekmektedir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli ... Planı kapsamında olmadığı, 1/25000 ölçekli Çevre Düzenleme Planına göre taşınmazın otoyol ve tarım alanı olarak planlı alanda kaldığı, yerleşim alanı dışında olduğu, aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin denetiminden geçen davacı idare tarafından açılan dava dosyalarında benzer özellikteki komşu taşınmazlara arazi olarak değer biçildiği anlaşıldığından arsa niteliğinde kabulü mümkün değildir.
4. Bu durumda, arazi niteliğindeki davaya konu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelirine göre değerinin tespit edilmesi gerekirken; taşınmazı arsa niteliğinde kabul edip emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçen geçersiz rapora göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davalıdan 3.608,50 TL temyize başvurma harcının alınmasına,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.