Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3046 E. 2026/11851 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3046
- Karar No
- 2026/11851
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/746 Esas, 2025/2368 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/765 Esas, 2024/7 Karar
Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucu fazla kesilen düzenleme ortaklık payı nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ...'ın ... ili, ... ilçesi, ... 13 22... numarada kayıtlı taşınmazda hissedar olduğunu, davalı kurumun herhangi bir kamulaştırma kararı almadan taşınmazın bir kısmından yol geçirmek suretiyle hukuka aykırı olarak taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, davacılar tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 6 ncı maddede öngörülen yasal prosedür gereği uzlaşmak üzere davalı idareye başvuru yapıldığı, yapılan başvuru neticesinde, taşınmazda murisin 848 m² bulunduğunu ve bu hissesinin tamamının düzenleme ortaklık payı (yol payı) olarak alındığının belirtildiğini ve bu işlemin bir kamulaştırma işlemi olmaması sebebiyle uzlaşma talebini zımnen reddettiklerini, dava konusu taşınmazdaki müvekkillerinin murisinin hissesinin tamamını düzenleme ortaklık payı olarak alan idarenin bu işleminin hukuka aykırı bir el atma olduğunu, tespit edilecek tazminatın el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yönünden itirazlarının olduğunu, dava konusu işlemlerin ... Belediyesi tarafından 1989 yılında yapıldığını, çalışmaların hak sahiplerinin bilgi edinmesi için 27.10.19 89... .11.1989 tarihleri arasında ilan edildiğini, davanın ... Büyükşehir Belediyesine de yöneltilmesi gerektiğini, 4.924 m² yüzölçümlü 13 22... nolu tarla vasıflı parsel sahibi ... ...'ın uygulama çalışmaları başlamadan önce tarla sahibi olarak hisse satışları yaptığını, çalışma sırasında üzerinde 848 m²lik hisse bulunduğunu, hisse satışlarından sonra ... ... üzerinde bulunan 848 m²lik hissenin tamamının yol payı olarak düzenleme ortaklık payına gidildiğini, mülga ... Belediyesince düzenleme ortaklık payı kesildiği, yapılan bu çalışmalara karşı davacılar murisi ... ... tarafından yapılan itiraz veya açılan dava bulunmadığını, dava konusu işlemin kanun hükümleri çerçevesinde, kanunda sayılan amaçlar dışında kullanılmayan, hukuka uygun olarak tesis edilen bir işlem olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmaz kıyaslamasında ve buna ilişkin belirlenen değerleme oranında hata bulunduğunu, dava konusu taşınmaz için hesaplanan birim bedelin gerçek piyasa değerinin son derece altında kaldığını, bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hükmün de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsalin uygun emsal olmadığını, kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmazın bedeli tespit edilirken değerlendirme tarihi olarak dava tarihi değil taşınmaza fiili ve hukuki el atma tarihinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaza ... Belediyesi tarafından ne hukuki ne de fiili el atmanın söz konusu olmadığını, konu talebine ilişkin husumetinin ... Büyükşehir Belediyesine yöneltmesi gerektiğini, yapılan bu çalışma ıslah imar planı uygulaması olup; kamulaştırma işlemi olmadığını, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik görülmediği, davalı vekili her ne kadar lehlerine vekâlet ücreti verilmediğini istinaf etmişse de, mahkemenin hüküm fıkrasında atıf yaptığı Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarih ve 2023/101 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326/2 nci bendini kamulaştırmasız el atma davalarında uygulanamayacağından iptaline karar verdiğinden, artık kamulaştırmasız el atma davalarında dava kısmen kabul, kısmen ret olunca bile davalı lehine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının da yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirtiği hususları tekrarla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirtiği hususları tekrarla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sonucu fazla kesilen düzenleme ortaklık payı nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacılar murisinin hissedarı olduğu 13 22... parsel sayılı taşınmazda yapılan 30.10.1990 tarihli imar uygulaması sonucu davacıların murisi adına kayıtlı hissesinin tamamına tekabül eden 848,00 m²nin düzenleme ortaklık payı (yol payı) olarak kesildiği anlaşılmıştır.
3. Dava konusu taşınmazda imar uygulamasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3194 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi gereği taşınmazdan %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabileceği gözetilerek, kesinti yapılması gereken kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bu oranı aşan alan yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacılar murisi adına kayıtlı olan hissenin tamamı yönünden tazminat bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmaza yakın konumda ve benzer özellikte bulunan ... 86 19... parsel sayılı taşınmaza Kasım 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2016/1055 Esas, 2018/557 Karar sayılı kararı ile 1.350,00 TL/m² birim bedeli üzerinden değer biçildiği, iş bu kararın Dairemizin 2021/2906 Esas, 2021/10618 Karar sayılı kararı ile onandığı da gözetildiğinde bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan taşınmaz için tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.