Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5084 E. 2026/11853 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5084
Karar No
2026/11853
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/16 Esas, 2025/460 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6862 parsel (yeni 82 91... parsel) sayılı taşınmazın 3.056,69 m²lik kısmı ile 6864 parsel (82 91... parsel) sayılı taşınmazın 4.336,00 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli ve 2022/96 Esas, 2023/667 Karar sayılı kararıyla; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin, dava konusu 6862 parsel (yeni 82 91... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalış oranının yerinde olduğu, ancak Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye ve geri çevirme kararı sonrası alınan 26.04.2024 tarihli fen bilirkişi raporuna göre; dava konusu 7.487,92 m² yüzölçümlü 6862 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmaları sonucunda pasife alınıp 82 91... parsel numarasını aldığı, toplam alanının 7.537,34 m²'ye yükseldiği, kamulaştırılan alanın ise 3.050,36 m²ye düştüğü; 14.905,87 m² yüzölçümlü 6864 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmaları sonucunda pasife alınıp 82 91... parsel numarasını aldığı, toplam alanının 15.016,94 m²ye yükseldiği, kamulaştırılan alanın ise değişmediği anlaşılmış olup taşınmazların güncel tapu bilgileri üzerinden yeniden hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 06.10.2020 tarihinden karar tarihi olan 27.11.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işleyecek faiziyle birlikte davalılara payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken ürün satış birim fiyatının yüksek gösterilmesinin doğru olmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki faize ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin doğru olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesine yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile hüküm altına alınıp derhal ödenmesine karar verilen 273.280,75 TL fark bedel yönünden faiz bitiş tarihinin ilk karar tarihi olan 13.10.2021 tarihi olması gerektiği düşünülmeden, işbu bedele son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan " 27.11.2025 " tarihinin çıkarılarak yerine " 13.10.2021 " tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5084, K. 2026/11853, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5084-e-2026-11853-k-de92672b0454