Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2889 E. 2026/11143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2889
Karar No
2026/11143
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3020 Esas, 2025/2627 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/789 Esas, 2023/280 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedarı bulunduğu Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 92 21... (eski ... Mahallesi 49 34... ) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle müvekkillerinin zarara uğradığını, bu nedenle tespit edilecek kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel istenirken kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı talep edilemeyeceğini, belediyelerince söz konusu taşınmaz üzerinde fiili hiçbir çalışma yapılmadığını, dava konusu taşınmaza çocuk parkının ... Belediyesi tarafından değil ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını, söz konusu yerin belediyeleri sorumluluk sahasında kalmasından dolayı sadece çim biçme, bakım vs. hizmetlerinin ... Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından karşılandığını, müvekkili belediyenin taşınmazı sahiplenme kastı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu yerin gelir getiren bir amaçla kullanılmadığını, bu nedenle de ecrimisil istenemeyeceğini ileri sürmüştür.

2. İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda yer alan parkın davalı ... Belediye Başkanlığının sorumluluğunda kaldığını, davanın davalı ... Belediye Başkanlığı husumetiyle görülmeye devam edilmesini, davanın müvekkili idareye yöneltilmesi halinde ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama esnasında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, davanın 2017 yılında açılmış olması nedeniyle taşınmazın değerinin 2017 yılına göre değerlendirilmesinin müvekkillerinin hak kaybına sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ... Belediyesince ne hukuki ne de fiili olarak el atılmadığını, dava konusu taşınmaza çocuk parkı ... Belediyesi tarafından değil ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların kabul edilmediğini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaza ... Belediyesince ne hukuki ne de fiili el koymanın söz konusu olmadığını, idare aleyhine hükmedilen tazminat, harç, nispi vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hesaplanmasının da doğru olmadığını, kamulaştırmasız el atma davalarında idare aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi maddesi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin sorumlu idareden tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın mahalle bilgisi, ada ve parsel numarası 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro yenilemesi sonucunda ... Mahallesi 92 21... parsel olarak değiştiğinden eski bilgiler üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.

4. Dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından 1983 yılından sonra fiilen el atıldığı anlaşıldığından nispi harcın hüküm altına alınması gerektiğinin düşünülmemesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (3) numaralı bendinde yer alan "... Mah. 49 34... " ifadelerinin çıkartılması, yerine "... Mahallesi 92 21... " ifadelerinin yazılması,

b) (4) numaralı bendinin hükümden çıkartılması yerine "karar tarihi itibarıyla alınması gerekli 40.546,49 TL karar ve ilam harcından peşin 93,93 TL peşin harç ve 15.552,13 TL tamamlama harcının mahsubu ile, eksik olan 24.900,43-TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına, peşin yatırılan 15.646,06 TL harcın davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2889, K. 2026/11143, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2889-e-2026-11143-k-799c4a831ce7