Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3945 E. 2026/1703 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3945
Karar No
2026/1703
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2269 E., 2025/846 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/133 E., 2023/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili ve birleştirilen davada davacı vekili; 1994 yılında yapılan düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin şekli şartlarının usulüne uygun olmadığını, vasiyetname sayfaları arasında tereddüt hasıl eden durumlar olduğunu, murisin baskı ve tehdit altında olduğunu, davalının kayınbiraderinin vasiyetnamede tanık olduğunu, murisin 2003 yılında öldüğünü belirterek vasiyetnamenin iptalini olmadığı takdirde tenkisini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı-birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarının ayrı ayrı açılması gerektiğini, resmî evrak olduğu için imza incelemesi yapılamayacağını, murisin tüm mirasçılarına yetecek ölçüde saklı payı olduğundan tenkisinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu vasiyetnameyi düzenleyen ve imzalayan kişilerin farklı olduğu, davanın niteliği gereği davacı tanıklarının dinlenmesinin davanın seyri açısından bir katkısı olamayacağı, vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın ve birleştirilen davanın kabulüne; davacıların miras hissesi oranında vasiyetin iptaline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Hükmün davalı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davalı vekili; davacının öncelikli talebi vasiyetnamenin iptali olduğundan tenkis davasının usulden reddi gerektiğini, şekil şartlarındaki uygunsuzluğun sadece tanıkların mirasbırakanı ehil görmediği ya da imzalamadıkları hallerde gerçekleşeceğini, resmî evrakta imza incelemesi yapılamayacağını, noter önünde atılan imzanın imza atana ait olmadığı itirazında bulunulamayacağını, vasiyetname aslı incelendiğinde 2. sayfanın son ve 3. sayfanın ilk paragrafında yazan "noter" kelimesinin makama hitaben yazıldığının anlaşılacağını, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava ve birleştirilen dava, vasiyetnamenin iptali ikinci kademedeki istem tenkise ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3945, K. 2026/1703, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3945-e-2026-1703-k-e1fa254b2c52