Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2301 E. 2026/11210 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2301
Karar No
2026/11210
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1276 Esas, 2025/3278 Karar KARAR : Esastan ret/Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/377 Esas, 2025/54 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun şartları mevcut olmadığından usulden reddi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince süresinde istinaf edilmediği, başvurunun usulden reddine karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında İlk Derece Mahkemesi kararına göre davacı idare aleyhine bir durum oluşmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz hakkı bulunmadığının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 20... parsel, ... Mahallesi 93 71... parsel, ... Mahallesi 116 72... parsel ve ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazlarda müşterek malik konumunda olduğunu, taşınmazların vasfının 1/1000 ölçekil Uygulama İmar Planında "Okul Alanı" olduğunu, 2 05... parsel sayılı taşınmazın ise kısmen okul alanı kısmen Trafo alanı olduğunu, davacıların taşınmazda hisseli olarak malik olduğunu, imar planında bu vasfı kazanmış olmasına rağmen üzerinde halen fiilen bir imalat yapılmadığını, mevcut durumda davacıların ve diğer hissedarların taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunmalarına engel teşkil ettiği, taşınmazlara hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz içerisinde okul alanının mevcut olmadığını, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davanın yasal ve hak düşürücü süre içeresinde açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda kurum aleyhine tazminata hükmedilecek ise taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava konusu taşınmazın malikinin kim olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, şayet davacıların malik sıfatı bulunmuyorsa davanın taraf sıfatı yokluğundan reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı taşınmazda hissedarsa, hissesi oranında bedele hükmedilmesi gerektiğini, ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca sorumlu kurumun belirlenmesi gerektiğini, faiz taleplerinin de hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ıslah edilen miktar yönünden faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, faiz ve faizin başlangıç oranının hatalı olduğunu, hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, ancak somut davada davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi hüküm tarihi olan 2025 yılı itibarıyla istinaf yoluna başvuru parasal sınırı 40,000 TL olup davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davacılar hissesine düşen el atma tazminatı miktarı bu sınırın altında kalması karşısında, bu davalı yönünden kesin olan hükmün istinaf başvurusu mümkün olmadığından, davalı ... Genel Müdürhüğü vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddi ile davalı ... Bakanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Genel Müdürlüğü Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden, Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Genel Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2301, K. 2026/11210, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2301-e-2026-11210-k-66d6d826834f