Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2091 E. 2026/11388 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2091
- Karar No
- 2026/11388
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2215 Esas, 2024/2124 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/458 Esas, 2023/66 Karar
Taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş, iş bu karara karşı davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan ... numaralı bireysel başvurunun kabulü ile ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak davalı ... Bakanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ecrimisil yönünden usulden reddine, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Ecrimisil bedeli yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atma bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 56... parsel ve 1 56... parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından okul yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atılması nedeni ile belirlenecek tazminatın ve ecrimisilin davalı idareden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsallerinin değerlendirilmediğini, emsalin uygun olmadığını, ecrimisil bedelinin de düşük belirlendiğini, el atma bedeline yasal faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, kesinleşme tarihinden sonra kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 04.07.2019 tarihinde yasalaşıp 10.07.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili belediyelerin ve valiliklerin sorumlu olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, ecrimisil şartlarının gerçekleşmediğini, taşınmazın davalı idare adına değil Maliye Hazinesi adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taraf vekilleri tarafından ecrimisil bedeli yönünden istinaf talebinde bulunulmuş ise de davacıların paylarına isabet eden ecrimisil bedellerinin istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmış olup, bu itibarla kesin karara yönelik istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerektiği, okul yapılarak kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazlara, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazların bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre dava tarihi itibarıyla belirlenen bedellerin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil talebi haksız olup reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmek suretiyle alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Belirlenen kamulaştırmasız el atma bedeline ıslah dilekçesindeki talep doğrultusunda Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
5. Dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Taraf Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Taraf Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (1) ve (2) numaralı bentlerindeki “yasal faizi ile” ibaresi hükümden çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “ Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile” ibaresinin yazılması,
b) (5) numaralı bendindeki “davalı ...kelimesi hükümden çıkartılarak yerine “Hazine” kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.