Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1279 E. 2026/10619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1279
- Karar No
- 2026/10619
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2777 Esas, 2025/3711 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/608 Esas, 2024/379 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili mümkün olmaması halinde kamulaştırma bedelinin ödenmemesi nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... 325 m² yüzölçümlü 5 63... parsel sayılı arsa ve üzerindeki iş yeri niteliğindeki tesislerin davalı ... tarafından 23.02.1993 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiğini ve bu kararın 14.12.1994 tarihinde kesinleşmesine rağmen geçen 30 yılda kamulaştırma bedeline ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını, kamulaştırma bedelinin artırılması için açılan davanın Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/313 Esas ile görüldüğünü ve 1996/10 Karar sayısı ile kabul edilerek belediyece blokeli olarak yatırılan kamulaştırma bedelinin artırıldığını, ancak bedelin ödenmediğini, ödeme yapılmadığından kamulaştırma işlemi kesinleşmemiş olup, bu nedenle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline, mümkün olmaması halinde 1993 yılında kamulaştırılan ve 1994 yılında kesinleşen kamulaştırma kararına rağmen kamulaştırma bedeli ödenmediğinden taşınmazın güncel kamulaştırma bedelinin tespiti ve ödenmesi, müvekkillerinin 1993 tarihinden bu yana uğradıkları munzam zararın ne olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin alınamadığını, bedelin ödendiğine dair belge sunulmadığını, bedel arttırımı davası sonucu belirlenen bedelin de ödenmediğini, delillerinin incelenmediğini, tescil davası neticesi taşınmazın davalı idare adına tescil edildiğini, para ödenmeden tescil yapıldığından Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... 5 63... parsel sayılı arsa ve üzerindeki iş yerinin davalı belediyenin 23.02.1993 tarihli ve 550/933 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma bedelinin 28.05.1993 tarihinde ... Bankası Ulus Şubesinin ... no'lu hesabına bloke edildiği, davalılara kamulaştırmanın .... Noterliğinin 30.07.1993 tarihli ve ... yevmiye sayı ve 28.07.1993 tarihli ve ... yevmiye sayılı tebligatlar ile bildirildiği, davalılar tarafından Ankara 2. İdare Mahkemesinde açılan kamulaştırma kararının iptali istemli davanın mahkemenin 1993/1356 Esas, 1994/386 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, Danıştay 6. Dairesinin 14.12.1994 tarihli ve 1994/2735 Esas, 1994/4872 Karar sayılı kararı ile söz konusu kararın onandığı, davalılar tarafından idare aleyhine açılan bedel artırım davasının Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.01.1996 tarihli ve 1995/313 Esas, 1996/10 Karar sayılı kararı ile hükme bağlandığı ve kararın kesinleştiği, akabinde taşınmazın idare adına tescili istemiyle Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/133 Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin 05.10.2017 tarihli ve 2017/364 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine Dairelerinin 2021/1202 Esas sayılı ilamı ile verilen esastan ret kararına karşı temyiz yoluna başvurulduğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/11068 Esas, 2023/94 Karar sayılı kararı ile hükmün onanarak kesinleştiği anlaşılmış olup tüm bu süreç dikkate alındığında kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun yürütüldüğü ve kesinleştiği, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığının kesin hüküm ile tespit edildiği, aradan geçen uzunca bir zamandan sonra davacı tarafın kamulaştırma bedelini almadıkları yönündeki soyut iddiaya dayalı olarak açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ve ek beyan dilekçesinde de bedel arttırımına ilişkin kararın kesinleşmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili mümkün olmaması halinde kamulaştırma bedelinin ödenmemesi nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.