Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1267 E. 2026/10054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1267
Karar No
2026/10054
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1678 Esas, 2025/3237 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/179 Esas, 2024/104 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 11.09.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ..., ..., ... ve ... dışındaki davacılara ödenmesine karar verilen tazminat bedelllerinin dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı idare vekilinin ..., ..., ... ve ... dışındaki davacılara ödenmesine karar verilen tazminat bedeli yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ...'a ödenmesine karar verilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 261 21... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiziyle davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmolunan tazminat alacağının dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesinde bulunan 261 21... parsel sayılı taşınmazın öncesinde 1 parsel iken 1988 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "sosyal kültürel tesis alanı" olarak ayrıldığı, bu plana bağlı olarak yapılan parselasyon planında 1,2,3 ve 4 parsellerin oluştuğu, daha sonra 1997 onay tarihli Uygulama İmar Planında "... Belediyesi Sosyal Kültürel Tesis Alanı" olarak belirlendiği ve bu plana göre hazırlanan parselasyon planı uyarınca yol kısımları ayrıldıktan sonra taşınmazların kalan bölümlerinin 5 parsel sayılı taşınmaz olarak tapuda tescil edildiği, en son yapılan 09.09.2015 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında özel sosyal kültürel tesis alanı olarak ayrıldığı, en son yapılan uygulama imar planının açılan dava sonucu iptaline karar verildiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından açılan dava sonucu Dairelerine intikal eden dava dosyasında, taşınmaza aynı değerlendirme tarihi olan Nisan 2023 itibarıyla tespit edilen 24.300,00 TL/m² birim bedelin davalı idarenin istinafı üzerine Dairelerinin 2024/1337 Esas sayılı ilâmı ile uygun bulunduğu, iş bu eldeki davada ise aynı değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmaza 26.200,00 TL/m² ve Mart/ 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 26.000,00 TL/m² ve Mayıs 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 26.400,00 TL/m² birim bedel belirlendiği dikkate alındığında güçlü delil niteliğindeki uygun bulunan bedellerden ayrılma nedenleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın Mart 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 25.635,00 TL/m², Nisan/2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 25.840,00 TL/m², Mayıs/2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 26.010,00 TL/m² belirlenmiş olup bilirkişi kurulu ek raporu hüküm kurmaya elverişli olup, asıl ve birleştirilen davalar yönünden davaların kısmen kabulü ile sırası ile 984.384,00 TL, 3.657.006,00 TL, 904.400,00 TL üzerinden hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından ve hükmedilen bedele Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek faize ve türüne itiraz ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı" olarak ayrıldığı ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

4. Tespit edilen bedele Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi yerindedir.

5. Dava konusu taşınmaza fiili bir el atma bulunmadığı, tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmaz bedeline hükmedildiğinden davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de bu husus davalı vekili tarafından açıkça istinaf ve temyiz sebebi yapılmadığından bozmaya da konu edilmemiştir.

6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ... ve ... Dışındaki Davacılar Payına Düşen Tazminat Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilnin Davacılar ..., ..., ... ve ... Payına Düşen Tazminat Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1267, K. 2026/10054, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1267-e-2026-10054-k-caee0076c0ad