Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1008 E. 2026/11365 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1008
- Karar No
- 2026/11365
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/482 Esas, 2025/1895 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/703 Esas, 2023/584 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, ... köyü 730 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, davacılardan ... Taşdemir, ... ve Yüksel Taşdemir tarafından haksız şekilde azledildiklerini davaya ilişkin tebligatların asile yapılması gerektiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalı idare tarafından mülkiyeti kendilerine ait taşınmaz üzerinde kamulaştırmasız hukuken el atılarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle idari yargıda açtıkları davanın reddi üzerine vekilleri tarafından adli yargıda işbu davayı 27.03.2023 tarihinde dava değeri belirtmeksizin ve harçlandırmaksızın açtığı, dava tarihinden önce davacılar tarafından azledildiği ve noter marifetiyle düzenlenen azilnamelerin vekile tebliğ edildiği, vekilin dava dilekçesinde azilden haberdar olduğu beyanlarıyla anlaşıldığı, davalı tarafın ön inceleme duruşmasından önce vekâletname ile birlikte yazılı cevaplarını dosyaya sundukları, ön inceleme duruşmasına katıldıkları, davacılar vekilinin yetkisiz temsile ilişkin beyanlarını bu duruşmada verdiğinin anlaşıldığı; ancak davalı karşı tarafa azil bildirilmedikçe dosyaya vekaletname ve cevap dilekçesi sunarak duruşmaya katılan vekilin temsil ettiği davalı tarafa vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlanna, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Bir davada taraf sıfatı ile dava ehliyeti farklı hukuksal statüleri ifade eder. Davada sıfat konusu subjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait bulunmaktadır. Buna davacı olma sıfatı aktif husumet denilmektedir. Davada taraf olarak yer alan kimseler dava ehliyeti ve davayı takip etme yetkisine sahip olsalar bile davada gerçekten davacı ya da davalı sıfatı yoksa dava konusu hakkın esası yönünde karar verebilme olanağı yoktur. Dava ehliyeti ise kimlerin dava açabileceğini ifade edip: davayı takip yetkisini de içerir ve aynı zamanda bir dava koşuludur. Zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanaksızdır. Davada taraf olmayan kimse veya kişi hakkında hüküm kurulamaz. (6100 sayılı Kanun'un 297. md.)
4. Somut olayda ise davacılar vekilinin dava dilekçesinde davacılardan ... , ... ve ... tarafından haksız şekilde azledildiklerini davaya ilişkin tebligatların asile yapılması gerektiğini belirttiği, dosyada mevcut azilnameler de dikkate alındığında yetkisiz temsili kabul etmeyen kişiler hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı, bu sebeple davada taraf olmayan kişi hakkında hüküm kurulamayacağı gözetildiğinde haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.