Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9180 E. 2026/3237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9180
Karar No
2026/3237
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2790 Esas, 2025/1863 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/692 Esas, 2024/430 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleştirilen davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 438 28... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazın imar planında " Özel Yaşlılar Yurdu Alanı " olarak ayrılması suretiyle davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davanın reddini istemiştir.

2. Birleştirilen davada davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; birleştirilen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleştirilen davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı da bulunmadığını, dava konusu taşınmazın izale-i şuyu davasına konu edilmiş olup söz konusu davanın eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini, taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı olup hükme esas alınamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 14.01.2014 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında " Özel Yaşlılar Yurdu Alanı " olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, adli yargının görevli olduğu, bu itibarla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilip bedelinin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; hukuken el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle açılan davalarda maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın birleştirilen dava yönünden bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 14.01.2014 onay tarihli imar planında " Özel Yaşlılar Yurdu Alanı ( Özel Sosyo Kültürel Tesis Alanı) " olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi doğrudur.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9180, K. 2026/3237, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9180-e-2026-3237-k-8d7cdd6fb711