Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9177 E. 2026/5012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9177
Karar No
2026/5012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1735 Esas, 2025/1786 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/135 Esas, 2025/45 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, ..., ... Mahallesi 30 06... parsel 322,62 m²lik taşınmazın mülkiyetini miras yolu ile edindiğini ve malik olduğunu, arsa üzerine yazlık bina inşa etmek istediğinden arazinin 3. Derece sit alanında kaldığından gerekli izinler için ... Müze Müdürlüğü ve müvekkili arasında protokol imzalandığını ve sondaj çalışmalarının tüm masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, taşınmazın İzmir 1. Nolu Kültür Varlıkları Koruma Kurulunun 31.01.2020 tarihli ve 10405 sayılı kararları ile arsanın 1. derecede sit alanı olarak ilan edilip tapu kayıtlarına şerh düşüldüğünü, dava konusu taşınmazdan faydalanma imkanı kalmadığını belirterek el atma tazminatının dava tarihinden itibaren bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline, taşınmaz üzerindeki tetkik sondaj çalışmalarının masraflarını müvekkili ödemek zorunda kaldığından sebepsiz zenginleşen davalıdan ileride bedel artırım talebinde bulunma hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL tutarında tazminatın dava tarihinden itibaren bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açıldığını, davanın İdari yargının görev alanına girdiğini, ayrıca belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın öncelikle Hazineye ihbarına karar verilmesini, 1. derece arkeolojik sit alanı içine alınan taşınmazın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talebinden söz edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, taşınmazın sadece taşınmazın 1. derece sit alanı içerisine alındığını, bunun dışında herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, davacının hali hazırda taşınmazı kullanmasında bir engel bulunmadığını, taşınmaz mülkiyetinden faydalandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 1. derece sit alanı içerisine alınması nedeniyle, ... Belediye Başkanlığının ... sayılı cevabi yazısında belirtildiği üzere inşaat izni bulunmadığından, davacının arsa niteliğindeki taşınmazı kullanma imkanının ortadan kalktığı ve dolayısıyla el atmanın gerçekleştiği sonucuna varıldığı, dava konusu taşınmazın belediye sınırları içinde ve mücavir alan kapsamında olduğu anlaşılmış olup, dosyada yer alan belgelerden belediye hizmetlerinden yararlandığı ve parsel sorgu programında Dairelerince yapılan inceleme sonucunda ..., ... Mahallesi yerleşim alanı içesinde yer aldığı tespit edilen taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesinin yerinde olduğu,dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyetinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 15 nci maddesindeki usul ve esaslara göre tayin edilip keşif yapılmasında, taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinde, dava konusu taşınmazın zeminine, emsal esasına göre değer biçilmesinde, buna göre adil ve hakkaniyete uygun bir tazminat bedeli tespitinde, dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 1. Derecede Arkeolojik Sit alanı olarak tespit edilmiş ise de dosya içindeki delil ve belgelere göre, taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.

4. Somut olayda; 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulama yeri bulunmadığı, taşınmazın sit alanı olarak ilan edilmesi Anayasa'nın mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini düzenleyen 35 inci maddesi uyarınca 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'ndan (2863 sayılı Kanun) kaynaklanan bir durum olup, davalı idarenin mülkiyet hakkını ortadan kaldıran bir işlemi niteliğinde olmadığı, 2863 sayılı 11inci maddesinin ikinci fıkrasında; maliklerin bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanun'un hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabileceklerinin de düzenlendiği, aynı Kanun'un 15 inci maddesinin (f) bendi '' Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez'' hükmü gereğince de sit alanlarının davalı idarece kamulaştırılmasının zorunlu olmadığı, davacının Kanun'dan kaynaklanan takas haklarının kullanamamalarının yine yasal mevzuattan kaynaklandığı, bu durumda, dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından söz edilmesi mümkün olamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9177, K. 2026/5012, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9177-e-2026-5012-k-32d79d75baef