Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13470 E. 2026/5068 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13470
- Karar No
- 2026/5068
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/63 Esas, 2025/165 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan tazminat bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Gaziantep ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... Barajı ve HES inşaatı için yapılan kamulaştırma nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğunu, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı gibi barajın 1998 yılından itibaren içme suyu ihtiyacı için kullanılması nedeniyle Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'ne göre dava konusu taşınmaz için tarımsal faaliyet ve inşaat yasağı getirildiğini ileri sürerek müvekkilinin dava konusu taşınmazını fiilen kullanma imkanı kalmadığından tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, kamulaştırma işlemlerinin suyu kullanan idarelerce yapılması gerektiğini, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği'nce muhatabın davalı idare olmadığını, ayrıca taşınmazdan sosyal ve ekonomik yönden yararlanmanın mümkün olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.04.2014 tarihli ve 2012/293 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.04.2014 tarihli ve 2012/293 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı İdare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazda yapılan gözlemde patika yolunun olduğu, kuzeyinden yeni yapılan asfalt yolun geçtiği, ekonomik ve sosyal yönden kısıtlılık oluşmadığının belirtildiği hâlde, aynı taşınmazın diğer paydaşı tarafından açılan 2012/290 Esas, 2014/988 Karar sayılı dosyada ise taşınmazın bir kısmında yol bulunmadığı ve niteliği itibarıyla sosyal ve ekonomik yönden yararlanma imkanının olmadığı, bu durumda aynı taşınmaza ilişkin iki dosyada farklı gözlemler yapıldığından yeniden keşif yapılmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi kapsamında yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı, sosyal ve ekonomik yönden yararlanma imkanlarının ve ulaşım imkanlarının kısıtlanıp kısıtlanmadığı araştırılıp, ayrıntılı şekilde gözlenerek çelişkinin giderilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması, dava konusu taşınmazın diğer paydaşı tarafından açılıp, Dairemiz denetiminden geçen Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/290 Esas, 2014/988 Karar sayılı dosyasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazdaki fıstık ağaçlarının yaşının 20-25 olduğu ve verimin 75 kg olduğu kabul edilerek 12,52 TL/m² değer biçilmiş olduğu, buna karşılık eldeki dosyada ise değerlendirme tarihi aynı olduğu nazara alındığında ağaçların yaşının 30-35 olup, verimin 85 kg alınması suretiyle 14,30 TL/m² değer biçilmiş olması nedeniyle çelişkili bir sonuca ulaşılmış olduğu anlaşıldığından, bu çelişkinin giderilmesi yönünden farklı bir bilirkişi heyeti ile yeniden keşif yapılmak suretiyle alınacak rapora göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.05.2018 tarihli ve 2015/1433 Esas, 2018/565 Karar sayılı kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.05.2018 tarihli ve 2015/1433 Esas, 2018/565 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 07.05.2021 tarihli ve 31477 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/99 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 13 üncü maddenin kanuna aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, 7103 sayılı Kanun ile değişik 12/6 maddesinin 16.03.2012 tarihinde açılan eldeki davaya uygulama imkanı kalmadığından işbu davanın esasına girilerek baraj inşası için yapılan, kamulaştırma sahasının mücavir alanında olup olmadığı araştırıldıktan sonra 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi heyetiyle birlikte mahallinde keşif yapılarak, baraj inşası için yapılan kamulaştırma sonunda, kamulaştırma sahasına mücavir alanda kaldığı iddia edilen taşınmazların, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle ekonomik olarak yararlanılmasında herhangi bir kısıtlama olup olmadığı belirlenerek, kısıtlanma var ise taşınmazların kıymetinde meydana gelecek değer azalış oranı tespit edilip, bu hususta diğer paydaş tarafından açılan dosya da göz önünde bulundurularak alınacak rapor doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak baraj nedeniyle % 1 oranında değer düşüklüğü olduğu kabul edilerek taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın 33.000,00 m²lik kısmı mutlak koruma alanında, 106.500,00 m²lik kısmı kısa mesafeli koruma alanında kalmış olup yararlanma imkanı bulunmayan 8.457,74 m²lik kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olduğunu, fıstık ağaçlarının veriminin düşük alındığını, objektif değer artışı uygulanmamasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin %4 oranında uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca bedele dava tarihinden itibaren enflasyon oranının altında olmayan bir faize hükmedilmesini talep ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunulması gerektiğini, %5 olarak alınan kapitalizasyon faizinin düşük kaldığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan olumsuz etkilenmediğini, müvekkili idare ... içme-kullanma suyunu kullanmadığından taraf sıfatına sahip olmadığı, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Gaziantep ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 16.03.2012 tarihinde açılan eldeki davanın esasına girilerek baraj inşası için yapılan, kamulaştırma sahasının mücavir alanında olup olmadığı araştırıldıktan sonra 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi heyetiyle birlikte mahallinde keşif yapılarak, baraj inşası için yapılan kamulaştırma sonunda, kamulaştırma sahasına mücavir alanda kaldığı iddia edilen taşınmazların, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle ekonomik olarak yararlanılmasında herhangi bir kısıtlama olup olmadığı belirlenerek, kısıtlanma var ise taşınmazların kıymetinde meydana gelecek değer azalış oranı tespit edilip, bu hususta diğer paydaş tarafından açılan dosya da göz önünde bulundurularak alınacak rapor doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmış olup paydaş dosyası göz önüne alınmadan, bilirkişi heyet raporu denetlenmeden hüküm kurulması hatalıdır.
5.Dairemiz yerleşik uygulamasına göre; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava tarihindeki verim miktarları dikkate alınarak taşınmazın 2012 yılındaki değerinin belirlenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek; 2023 yılı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri dikkate alınmak suretiyle hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar veril