Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16129 E. 2026/5070 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16129
Karar No
2026/5070
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1073 Esas, 2025/1318 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... 47 55... parsel sayılı taşınmazın 18,02 m²lik kısmının daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, tamamlayıcı unsurlara ayrıca değer verilmesi gerektiğini, taşınmazın bulunduğu yerin Büyükşehir ve Tarsus ilçe belediye sınırları içerisinde, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde, yoğun bir yerleşim ve nüfusun olduğu bölgede olduğunu, belediye hizmetlerinden faydalandığını, enerji nakil hattının altına denk gelen bölümde bundan sonra inşaat yapılması mümkün olsa bile binaların piyasa değerinde satılmasının mümkün olmayacağını, hesaplanacak irtifak kamulaştırma bedelinin, mülkiyet bedelinin tarım arazilerinde %35, arsa niteliğinde taşınmazlarda %50'sini geçmeyeceği yönünde sınırlamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek tespit edilecek kamulaştırma bedelinin dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte peşin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/312 Esas, 2020/21 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/312 Esas, 2020/21 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2020/1405 Esas, 2023/627 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın Dairelerinden geçen aynı yere ilişkin taşınmaza göre bedelinin düşük bulunduğu, aynı bölgeden daha önceden geçen taşınmazların metrekare bedelinin 921,15 TL/m²den hesaplandığı nazara alındığında bu taşınmaz açısından da aynı bedel nazara alınarak irtifak bedelinin hesaplanması gerektiği, muhdesatları ile birlikte birim bedelinin 1.651,49 TL/m² edeceği, ilave 2.464,63 TL kamulaştırma bedelinin davacı kurum tarafından depo edildiği anlaşılmış olup toplam kamulaştırma bedelinin 14.486,76 TL olarak tespiti gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2020/1405 Esas, 2023/627 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davaya konu taşınmaz arsa niteliğinde olduğundan 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince emsal kıyaslaması yapılmadan Dairemiz denetiminden geçen metrekare birim bedeli esas alınmak suretiyle değer biçilmesi doğru görülmediğinden ve taraflara emsal bildirmeleri için süre verilerek dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden açıklanan sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu ve davalı taraf lehine hükmedilen dava ve istinaf yargılaması vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16129, K. 2026/5070, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16129-e-2026-5070-k-df98dbf89341