Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10688 E. 2026/5008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10688
- Karar No
- 2026/5008
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/372 Esas, 2024/241 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen murisine karşı açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası sonucunda, fazladan yapıldığı iddia olunan ödemenin iadesi amacıyla başlatılan icra takibi üzerine mirasın hükmen reddi ile icra takibine itiraz ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 29.10.2011 tarihinde öldüğünü, geriye mirasçı olarak davacıların kaldığını, murisin borcundan kaynaklı davalı tarafından davacılar aleyhine Aydın 3. İcra Dairesinin 2015/30362 Esas sayılı dosyasıyla ilamlı takip başlatıldığını, miras bırakanın terekesinin borca batık olduğunu belirterek, mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında görülen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası ile ilgili olarak davalı idarenin rücuen alacak hakkının doğduğunu, alacağın tahsili amacıyla davacılar aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, gerek kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili, gerekse icra hukuk mahkemesinde görülen davada muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun davacılar tarafından def'i olarak ileri sürülmediğini, hatta anılan davalarda bilirkişi raporuna itiraz ve temyiz işlemleri ile murisin terekesini benimseme iradelerini gösterdiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2016/161 Esas, 2017/181 Karar sayılı kararıyla; kamulaştırma davasında ve icra dosyasında davacıların davaları takip ederek mirası kabullendikleri ve mirasın hükmen reddi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/11 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararıyla; karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 202/11 Esas, 202/86 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 03.01.2022 tarihli ve 2021/1857 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile, kamulaştırma davasında davacıların davayı takip edip kararı temyiz etmiş olması ve icra dosyasında icra takibinde faize itiraz etmesi terekenin korunmasına yönelik işlemler olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 610/2 nci maddesi gereğince davacılar tarafından terekenin benimsenmesi durumu bulunmadığından, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince, mirasın hükmen reddi ile icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talepleri tefrik edilmiş davacıların murisine karşı açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası sonucunda, fazladan yapıldığı iddia olunan ödemenin iadesi amacıyla başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; mirasın hükmen reddi koşullarının oluşmadığını kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.