Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10915 E. 2026/5009 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10915
Karar No
2026/5009
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/165 Esas, 2025/277 Karar KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1011 parsel ve aynı yer 1 03... parsel sayılı taşınmaza, Menderes Nehri nedeniyle sedde yapılmak suretiyle davalı idare tarafından el atıldığını belirterek taşınmazların bedeli ile ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin tüzel kişiliğe haiz olmayan ve tebliğe muhatap olmayan birine tebliğ edilmiş olmakla usule uygun bir tebligattan söz etmenin mümkün olmadığını, bölgedeki taşınmazlarla ilgili olarak toplulaştırma işleminin yapıldığını ve eğer dava konusu taşınmazlar toplulaştırma işlemi sonrası davacı adına tescil edilmiş ise tescile esas işlemin bir idari işlem olduğunu ve idari işlemden dolayı da davacının mağduriyeti dava konusu edilmekle yargı yolu bakımından davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın öncelikle görev yönünden reddinin gerektiğini, husumetin davalı idareye düşmediğini, nehrin doğal akışı ve rejimi gereği yer değiştirmesi sonucu işgal ettiğinden bahisle tapulu alanların kamulaştırılması veya tazminat ödenmesinin söz konusu olmadığını, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2021/209 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2022/3083 Esas, 2023/1466 Karar sayılı kararıyla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan 18.03.2022 tarihli fen raporunda 1011 parsel sayılı taşınmazda G harfi ile gösterilen 8192,58 m² kısım yönünden taşkın önleme amacıyla toprak yığılan ve servis yolu oluşturulabilecek kısım olarak el atılan ve bedeline hükmedilen yer yönünden tescil hükmü kurulmadığı gibi fen raporuna ekli kroki ve koordinatlara göre bu yerin aynı zamanda krokide H harfi ile gösterilen 2514,13 m² kısmın tamamı ile C harfi ile gösterilen 2360,11 m² olarak gösterilen yerin bir kısmı ile aynı yeri belirttiği anlaşıldığından G harfi ile gösterilen kısım yönünden mükerrer ödeme ve tescile neden olmayacak şekilde rapor alınıp tarımsal olarak kullanılacak kısımlar da dikkate alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davaya konu olan taşınmazlardan 1 39... parsel sayılı taşınmazı 2023 yılında ihale ile satın aldığını ve adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra ihale tutanağında belirtilen niteliklerde olmadığını, büyük bir kısmının davalı idarenin tasarruf ve yetkisi altındaki çayın su baskını sonucu zarar gördüğünü öğrenince Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/97 Esasında dava açtığını, müvekkilinin bu davayı açtıktan sonra önceki malik ...'ın açtığı esasta kayıtlı davadan müvekkile bildirim gelince bu davaya da katılım sağladığını, müvekkilin iktisap ve zarar tarihi itibarıyla geçerli verilere göre rapor alındığını, bu davanın halen derdest olduğunu, müvekkilin malik olduğu 3 parsele ilişkin davanın esastaki davadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydı ve Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile birleştirilmesi talep edildiği halde bu taleplerinin göz önünde bulundurmadığını, müvekkilinin 2023 yılında malik olduğu ve bu tarihte zarar gördüğü keyfiyeti gözardı edilerek önceki malikin açtığı esasta kayıtlı davada 2021 verilerine göre karar tesisinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 401.716,32 TL'nin taraflarına ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

3.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın iş bu dava derdestken el değiştirdiğini, eski malikin iş bu dosyadaki tazminat hakkında yetkisinin sona erdiğini, taşkın sahasında kalan alanda hem tazminat talebinde bulunulmasının hem de ecrimisil talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca dava konusu taşınmazlar toplulaştırma işlemine tabi tutulmakla karara esas alınan bilirkişi raporunda toplulaştırma dışında kalan 1011 parsel yönünden de hesaplama yapıldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların tescili ve yatak değiştirmesi nedeniyle zarara uğrayan taşınmaz maliklerinin zararının tazmini ile ilgili herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmadığını, Büyük Menderes nehrinin doğal akışı ve rejimi gereği yer değiştirmesi sonucu işgal ettiğinden bahisle tapulu alanların müvekkil idare tarafından kamulaştırılması, tazminat ve ecrimisil ödenmesinin söz konusu olmadığını, tazminat ve ecrimisil miktarlarının da yüksek hesaplandığını, ecrimisil talep etme şartlarının da oluşmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10915, K. 2026/5009, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10915-e-2026-5009-k-b97ddb2cf425