Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/816 E. 2025/11160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/816
- Karar No
- 2025/11160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1179 Esas, 2023/3055 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/187 Esas, 2022/215 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının reddine, diğer davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... Başkanlığına karşı açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davacılar vekili 21.04.2025 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... yönünden temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir. Bu durumda, davacılar vekilinin ... yönünden temyiz dilekçesinin temyizden feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. İlk Derece Mahkemesince davalı ... aleyhine davacılar lehine hükmedilen tazminat bedeli, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalı idarelerce fiilen el attığını ve geri kalan bölümünün de mevcut imar palanında “Resmi Kurum Alanında” kaldığını, bu şekilde taşınmazdan yararlanma olanağı kalmadığından ıslah dilekçesi ile birlikte 51.857,96 TL'nin davalı ... Belediyesinden, 2.560.528,02 TL'nin ise diğer davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmi kurum alanına isabet etmekte olup zeminde yapılan incelemede 160,90 m²lik kısmına kaldırım yapılmak suretiyle düzenleme yapıldığının tespit edildiğini, plan yönüyle inceleme yapıldığında imar planlarında ve yönetmeliklerde geçen resmi kurum alanlarının birçok kurumun kullanabileceği nitelikte olduğunu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yapma yetkisinin ilçe belediyesinde olması nedeniyle kamulaştırma sorumluluğunun Tepebaşı Belediye Başkanlığına ait olduğunu, ayrıca ... ile ... aleyhine Eskişehir 1.İdare Mahkemesinin 2020/184 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemiyle açılan davaya ilişkin bilirkişi raporunda; İmar planlarında ve yönetmeliklerde geçen resmi kurum alanlarının birçok kurumun kullanabileceği nitelikte alanlar olduğu; ancak 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yapma yetkisinin ilçe belediyesinde olması sebebiyle kamulaştırma sorumluluğunun Tepebaşı Belediyesinde olduğunun belirtildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu parselin resmi kurum alanında olduğunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre resmi kurum alanının kamulaştırılmasının yatırım programına göre yatırımcı kuruluş sorumluluğunda olduğunu, belediyeleri tarafından kamulaştırılabilmesi için belediye görevleri arasında olan hizmetlerden olması gerektiğini, resmi kurum alanını belirleme yetkisinin de belediyelerinde olmadığını, Büyükşehir Belediyesinde olduğunu, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/170 Esas, 2019/55 Karar sayılı dosyada el atılan 220,67 m² alanın Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğu yönünde hüküm kurulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için eksik bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin sorumluluğunun ilçe belediyesine ait olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza el atılmadığını, dava konusu taşınmaza ilişkin sorumluluğunun idarelerine ait olmadığını, resmi kurum alanlarına pek çok devlet idaresinin tesis yapabildiğini, dava konusu taşınmazda imar planı değişikliği yapıldığını ve bu değişikliğin beklenmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak bedelinin tespiti ve toplam 160,64 m² yüz ölçümündeki kısmına fiilen el atıldığından fiilen el atılan bu kısmın bedelinin sorumlu idare olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmesi doğru olduğu; ancak taşınmazın geri kalan kısmına fiilen el atılmadığı ve bu bölüm öncesinde imar planında “Resmi Kurum Alanında” kaldığı sabitse de istinaf incelemesi sırasında dosyaya sunulan Tepebaşı Belediye Başkanlığının 04.12.2023 tarihli yazısına göre, dava konusu taşınmaz üzerinde imar planı değişikliği yapıldığı ve en son kesinleşen plana göre taşınmaz ”e: 0,10 2 kat yapılaşma koşullu t 1 Ticaret Alanı” olarak planlandığının bildirildiği, bu durumda taşınmazın bu bölümüne fiilen el atılmadığı gibi hukuki el atma durumunun dava sırasında kalktığı anlaşıldığından bu kısım yönünden davalı ... Başkanlığına karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi ve davacı ... Başkanlığına karşı dava açmakta haklı olduğundan yargılama giderlerinin bu idareden alınması ve davacı lehine vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiği ve 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na( 2942 sayılı Kanun) eklenen ek 4’üncü maddesinin son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir” düzenlemesi yapılmıştır. Yasa koyucu tarafından daha önce 09.11.1956 - 04.11.1983 tarihleri arasındaki fiili el atmalarda maktu harca hükmedilmesi gerektiği 6487 sayılı Kanun değişikliği ile kabul edilmiş olup bu yasa halen yürürlükte olduğundan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında kabul edilen hükümle 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da maktu harca hükmedilmesinin amaçlandığının kabul gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasının harca ilişkin özel bir düzenleme olduğu ve özel kanun hükmünün öncelikle uygulanması gerektiği göz ardı edilemez bu nedenle harca yönelik söz konusu düzenleme usul hükümlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen dikkate alınması ve derhal uygulanması gerektiğinden davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının reddine, diğer davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... Başkanlığına karşı açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; idareler aleyhine açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olduğunu, ancak aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, resmî kurum alanlarının kamulaştırılmasının yatırımcı kuruma ait olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu fiilen el atılan toplam alanın 220,67 m² olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davalı ... Başkanlığına karşı kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle açılan davanın konusuz kaldığı gözetilip, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak davacılar lehine vekâlet ücretine ve davalı idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacılar Vekilinin Davalı ...'na İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, B. Davalı ... Vekilinin ve Davacılar Vekilinin Davalı ...'na ilişkin Temyizi Yönünden; Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, C. ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ve davalı ... Başkanlığına iadesine, aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.