Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8124 E. 2026/332 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8124
Karar No
2026/332
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2815 Esas, 2024/1565 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/214 Esas, 2022/115 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .......... ili, ..., .... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; %10 objektif değer artışı uygulanmaması gerektiğini, taşınmazın niteliklerine bakıldığında objektif değer artışı verilmesini gerektirir bir özelliği olmadığını, bilirkişi raporunda objektif değer artışının uygulanması hatalı olduğunu, %5 olarak alınan kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasında, taşınmazın değerini etkileyen unsurların tümü değerlendirilmediği gibi, bu unsurlar kapitalizasyon faiz oranı tespit edilirken de dikkate alınmadığını, Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre kapitalizasyon faiz oranının taşınmaz için en az %6 veya 7 olarak uygulanması ve hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda verim miktarları ve ürün fiyatları resmi verilerin aksine yüksek alındığını, buna karşılık üretim masrafları ile kapitalizasyon faiz oranı düşük alınarak dava konusu taşınmazın metrekare bedelinin suni olarak yükseltildiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; dava konusu arazide değeri çok daha fazla ürünler elde edilebilirken bilirkişilerin en düşük değere sahip ürünler üzerinde değer tespiti yaptıklarını, dava konusu taşınmaz köy içinde olduğundan arsa niteliğinde olduğunu, ayrıca bahçe etrafı tel çit ile kaplı olmasına rağmen hazırlanan raporda bu durum dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporda ürünlerin dekara verim miktarları düşük alındığını, alınan değerler bölge ortalamasının çok altında olduğunu, taşınmazın sulu olduğunu, içerisinde domates, patlıcan, salatalık gibi sebze ürünleri yetiştirildiğini, dava konusu taşınmazın birinci sınıf sulu arazi olduğunu, taşınmazın köyün merkezinde kalması, taşınmazın bulunduğu köyde arazilerin kıt olması, arazinin konumu ve bahçesinin kamulaştırmaya alınmış olması gibi kriterlere rağmen dava konusu taşınmaza objektif değer artışının % 100-150 oranında uygulanması gerekirken, objektif değer artışının %10 uygulanmış olmasının hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 ünü geçemeyeceğinin Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, ancak üretim masraflarının yaklaşık 1/2 oranında alındığını, masraflar fazla hesaplanmak suretiyle düşük bedel tespit edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden derhal davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tescili ile göl alanı olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8124, K. 2026/332, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8124-e-2026-332-k-13e14833f8c6