Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4614 E. 2026/298 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4614
Karar No
2026/298
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/6081 Esas, 2025/329 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/85 Esas, 2023/536 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı ... temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalılar ... vd. vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare ve diğer davalı duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ..............Mahallesi 73 23... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ulaşım yollarına yakınlığı, Belediye hizmetlerinden faydalanma imkânları, sanayi ve konuta alanlarına yakınlığı, emsal satışlar ile ilgili bilgiler diğer kurum ve kuruluşların bölgede yapmış olduğu kamulaştırma işlemlerindeki değerler araştırılarak taşınmazın gerçek bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için İlk Derece Mahkemesince belirlenen bedel ile idarece takdir edilen bedel arasında çok büyük fark olduğunu, emsalin uygun olmadığını, kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, fark bedelin hatalı gösterildiğini, faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükümde taşınmazın tescili işlemlerinin yapılması için Konak Tapu Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

2. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, emsal karşılaştırmasının gerçeği yansıtmadığını, gerçek değerinin çok daha yüksek olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 2942 sayılı Kanun'daki yasal faize ilişkin maddeyi iptal ettiğini, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine ilişkin hükmün hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren TÜFE oranında faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; Anayasa Mahkemesinin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline karar verdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geçmişse yürümeyeceğine ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin içtihatları dikkate alınarak dava açıldığı tarih gözetilerek dava tarihinden 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin doğru olduğu; ancak emsal alınan satışın ihale yolu ile yapılan bir satış olduğundan, satış tarihi olarak ihale tarihinin esas alınması gerektiğinden yeniden yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedel üzerinden fark bedel istinaf edenin payı oranında depo ettirilerek karar verilmesi gerektiğinden davacı idare vekili ve davalı ...'nün istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki .............. Mahallesi 73 23... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...'nün tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen fark bedel 2.334,18 TL olup, hüküm fıkrasında bu bedelin hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ...'nün tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerinde yer alan "2.969.156,04" sayısının ayrı ayrı çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı "2.334,18" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalı ...'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4614, K. 2026/298, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4614-e-2026-298-k-3fe1a240c06b