Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3621 E. 2026/3694 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3621
- Karar No
- 2026/3694
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2072 E., 2025/3522 K. DAVA TARİHİ : 20.04.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 86. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/219 E., 2025/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, alt işveren işçisi olarak davalı ... (Bakanlık) bağlı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ayrıca davacının salgın döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 10... 'er günlük nöbetler ile gece gündüz 24 saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sürekli işçi kadrosuna geçirilirken sulh sözleşmesi imzaladığını ve bu şekilde kadroya geçirildiğini, ücret ödemesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, Bakanlık tarafından yayınlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi uyarınca esas alınacak ücretin belirlendiğini, 01.01.2019 tarihinden geçerli %4 oranında zam yapılacağının belirlendiğini, davacının asgari ücretin % fazlasını almasını gerektirir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle davacıya yapılan ücret ödemesinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... davalı arasında imzalanan 01.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 4. maddesinde ücretin açıkça belli bir %... veya oran dâhilinde arttırılmasına yönelik hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının eksik ücret ödenmesinden kaynaklı ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının bulunmadığını, davacı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı alacağı talep etmiş ise de, anılan çalışmaların bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının çalışma sisteminin, çalıştığı gün ve saatlerin, puantaj kayıtları ile belirlendiği, ücret bordroları ve puantaj kayıtlarına göre yapılan hesaplama dışında anılan çalışmaların bulunduğunun kanıtlanmadığı, mahsupta hata bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesabının hatalı olduğunu, hesaplamalarda ilgili aylara ilişkin fazla ödeme var ise, bu ödemelerin sadece ilgili aydan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplama dönemlerinin eksik belirlendiğini, 2. Bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu ve denetime elverişli olmadığını, 3. Davacının kadroya geçmeden önce ihale şartnamesinde yazılı olduğu üzere asgari ücretin %... fazlası ile çalıştığını, kadroya geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, fark ücret taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fark ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacaklarının hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.