Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8114 E. 2025/15707 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8114
- Karar No
- 2025/15707
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1758 Esas, 2025/218 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/188 Esas, 2022/365 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 4 82... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre kamulaştırma bedelinin hesaplanırken emsal olarak alınan taşınmazın dava konusu taşınmazla çok farklı konumlarda ve farklı şartlarda bulunduklarını, emsal taşınmaz arsa vasfına haiz iken, dava konusu taşınmaz bina vasfına haiz olduğunu, emsal olarak alınan taşınmazın, dava konusu taşınmazdan uzakta bulundukları gibi cadde üzerinde ve değerli denilebilecek ve şehir merkezine daha yakın sayılabilecek konumda bulunduğunu, raporda da belirtildiği üzere "tercih edilme olasılığı emsal taşınmaza istinaden daha düşük mahalde konumludur." tespiti yapıldığını, bu tespite rağmen .. ilinde çok da rağbet görmeyen bir konumda bulunan dava konusu taşınmazın daha merkezi bir konumda bulunan bir taşınmaz ile emsal değerlendirmeye alınmasının hakkaniyet ilkelerine alenen aykırı olduğunu, kamulaştırmaya konu arsanın bedeli hesaplanırken olması gerekenden yüksek değerler kullanılmış ve kullanılan katsayılarla ilgili hiçbir gerekçe dahi gösterilmediğini, davacı kurumca konusunda uzman kişilerin görüşleri alınarak, bilimsel veriler gözetilerek ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucu belirlenen kamulaştırma bedeli ile dava kapsamında bilirkişilerce belirlenen bedel arasında fahiş bir fark olmasının kabul edilebilir olmadığını, dava kapsamında alınan bedelin fazla tespit edildiği raporun neden esas alındığına dair hiçbir gerekçe gösterilmemiş ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dosyaya sunulmuş emsallerin yalnızca 1 (bir) tanesi emsal olarak kabul edilmiş, istinaf kararında geçen değerlendirmelerin dikkate alınmadığını, emsal kabul edilen kayıtların azlığı ve istinaf kaldırma ilâmı hükümlerinin dikkate alınmamış olması bilirkişi raporunun hükme esas olmasını mümkün olmadığını, aynı bölgede aynı proje kapsamında kamulaştırılan taşınmazlara Mahkemece belirlenen kıymetlerin aynı veya birbirine yakın olması gerekir. İstinaf kararı bu gerekliliğe işaret ettiğini, ancak bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporun bu gerekliliği karşıladığını söylemek mümkün olmadığını, rapora itirazlarımıza rağmen 4.Asliye Hukuk Mahkemesi raporu karara esas aldığını, kararın uzun süre tebliğe çıkarılmadığını, bilirkişiler tarafından belirlenmiş bedelin taşınmazın gerçek değerini gösterdiğini söylemek mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ'e göre metrekare birim fiyatı uygulanıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinin ve belirlenen bedelin bloke ettirilerek davalıya ödenmesine karar verilmesinin doğru olduğunu, bu hususta tarafların istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususların yerinde görülmediğini, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalı tarafa ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hususunun gözetilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca faiz hususunda hatalı değerlendirme yapıldığını, dava tarihinden 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 4 82... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak değerlendirme yapılması gerekeceğinden faize ilişkin olarak davalı vekilinin istinafının bulunmadığı ve faizin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan da olmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince faize ilişkin olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (3) numaralı bendinde bulunan "dava tarihi olan 27.10.2017 tarihinden karar tarihi olan 24.11.2022 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, ”ibaresinin çıkartılması, yerine" dava tarihinden 4 ay sonrası olan 28.02.2018 tarihinden karar tarihi 24.11.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.