Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8001 E. 2025/16148 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8001
- Karar No
- 2025/16148
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1454 E., 2023/1580 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/29 E., 2023/316 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılardan .... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde,davacıdavacının işveren ...'nın PVC doğrama işyerinde çalışırken 10.10.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sağ bacağının diz altından koptuğunu, olayın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokakta bulunan ... inşaatının yaptığı apartmanın alüminyum balkon küpeştelerinin montajı sırasında meydana geldiğini, davacının kendisine diğer balkondan uzatılan alüminyum küpeştesinin balkonun çok yakınında bulunan elektrik hattına temas etmesi sonucu elektriğe kapıldığını, olayın meydana gelmesinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan davalı işveren ve işveren vekilleri ile olaya karışan tüm 3. kişilerin kusur ve sorumlulukları bulunduğunu, yine kazanın meydana geldiği inşaat alanında gerekli önlemleri almayan inşaatın müteahhidi ... ... ile inşaata çok yakın ve tehlikeli şekilde elektrik hattı geçiren ... Dağıtım A.Ş.'nin gerek tüzel kişilik olarak gerekse istihdam ettiği kişilerin kusurları nedeniyle sorumlu olduklarını, öncelikli olarak mağduriyetin önlenmesi amacıyla davalılara ait taşınır ve taşınmazların üzerine teminatsız olarak devir ve temlikini önleyecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü ile davalıların kusuruna isabet eden 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının çekmiş olduğu ve ömür boyu çekeceği acıların karşılığı olarak 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 27.02.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 289.475,39 TL'ye 14.04.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 2.812.148,33 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın hakkaniyetten uzak ve hukuka aykırı olduğunu, davacının davaya konu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının işe başladığı tarihten itibaren yapılan işin riskleri ve buna karşılık alınacak önlem ve tedbirler konusunda bilgilendirildiğini, iş güvenliği konusunda her türlü eğitimin sağlandığını, kaza sonrasında müvekkilinin davacı tarafa her anlamda destek olduğunu, davacının asgari ücretle çalıştığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine tazminat talepli açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hiçbir şekilde ... ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin arıza, bakım ve onarım işini ihale ile yüklenici firma olan ...San. Ltd. Şti.'ne verdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, olayın meydana geldiği tarihte müvekkili şirkette elektriklerin kesilmesi veya tedbir alınmasının talep edilmediğini, müvekkili şirketin diğer davalı ve davacının işvereni ... ile yapmış oldukları sözleşmenin tarafı olmadığını, diğer davalı inşaat sahibi tarafından gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, iş güvenliği malzemelerinin kullandırılmadığını, müvekkilinin kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden öncelikle husumetten aksi halde esastan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3.Davacı Tasfiye Halinde ... Yapı Malzemeleri Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin yetkilisi ... olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Yapı Malzemeleri Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şirketinin esas olarak kaba inşaat yaptığını, inşaatın temelinin atılması, taşıyıcı kolonların mevzuata uygun şekilde yapılması, gerekli ruhsat ve izinlerin temini ile idari planlamanın müvekkilinin faaliyet sahası olduğunu, ...ise pvc malzemeden yapılmış kapı ve pencerelerin kurulum ile montajı işlerini eser sözleşmesi şeklinde yüklendiğini, ... Yapı Malzemeleri Turizm İnşaat Tic. Ltd. Şti. adına yetkili ... ile ...-...arasında 10.03.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının ...'nın işçisi olduğunu, sözleşme serbestisi gereğince her türlü kaza ve aksaklıktan doğacak zararlardan .../Karalar PVC doğramanın sorumlu olup, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkiline yüklenebilecek hiç bir kusur bulunmadığını, öncelikle davanın husumetten reddini, olmadığı takdirde haksız davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"....Meydana gelen kaza sonrasında davacının %45,2 oranında maluliyetinin oluştuğu, meydana gelen kazada davacı işçinin kusurunun bulunmadığı, davalıların %100 kusurunun bulunduğu, davacının oluşan maluliyet oranına, davalıların kusuruna göre maddi tazminat talep edebileceği davacının maddi zararının 2.439.176,26 TL olduğu, davalıların kusuru farklı olsa bile zarar nedeniyle davacıya karşı zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin 27.02.2018 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiştir. Meydana gelen iş kazası sonrasında davacının %45,2 oranında malul kaldığı, 8 ay süreyle sürekli iş göremezlik geliri aldığı, tedavi sürecinin uzun olduğu, bu cismani zararın davacı yönünden manevi zarar doğurucu nitelikte olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davalıların kusurunun %100 olduğu, meydana gelen zarar ile orantılı hakkaniyete uygun davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi (10.10.2013) gibi özellikleri göz önünde tutulması gerektiği, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği anlaşıldığından takdiren ve hakkaniyet gereği manevi tazminat miktarı 120.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Belirlenen 120.000,00 TL miktarda davacı lehine manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Davalıların kusuru farklı olsa bile zarar nedeniyle davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri anlaşıldığından 120.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davalılardan ... Dağıtım A.Ş. 'nin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın tümden reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle 1.Davalı ...aleyhine açılan davanın reddine, 2.Davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 289.475,39-TL maddi tazminatın ve 120.000,00 TL manevi tazminatın 10.10.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...ve .... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı ... Yapı Malzemeleri Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminat ile ilgili faiz kararı verilmemesi gerektiğine, davalı ...Ş.'nin yaptığı yargılama giderinden davacının sorumlu olduğuna yönelik istinaf başvurularının kabulüne, diğer hususlar yönünden ise kazanılmış haklar gözetilerek ilk derece Mahkemesi kararı doğrultusunda karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle davalı ...ve .... Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 1. Davalı ...aleyhine açılan davanın reddine, 2.Davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 289.475,39 TL maddi tazminatın 10.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3.120.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ....Ltd.Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davalı .... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde, kusura ilişkin bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve itirazlarına rağmen çelişkinin giderilmediği, olayda ...'ın kusurunun olduğunu takdir edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu,vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanakları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi hükümleridir. A) Davalı Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirketi vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Dosya içeriğine göre davacı için hükmolunan manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirketi vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirketi vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Dosya kapsamından; Mahkemece 03.03.2023 tarihli hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu uygulanarak yapılan hesaplama seçeneğine göre davalılar ...ve .... Ltd. Şti. aleyhine 2.812.148,38 TL üzerinden hüküm kurulduğu, ancak temyiz eden ....Ltd.Şti. tarafından itiraz edilen bu hesap raporundan önceki tarihte alınan davacı tarafından itiraza uğramayan 02.11.2022 tarihli hesap raporunun PMF1931 yaşam tablosuna göre belirlenen 1.607.418,49 TL tutar üzerinden davalı ....Ltd.Şti. lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir Mahkemece, davalı ....Ltd.Şti. yönünden 02.11.2022 tarihli hesap raporunun PMF1931 yaşam tablosuna göre belirlenen 1.607.418,49 TL tutar üzerinden bu davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilerek, öte yandan kararı temyiz etmeyen ... yönünden davacı lehine 2.812.148,38 TL tutarı üzerinden oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle maddi tazminat hakkında bir hüküm kurulması gerekmektedir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirket vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı Tasfiye Halinde .... Tic. Ltd. Şirket vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.