Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7988 E. 2026/3435 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7988
Karar No
2026/3435
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4356 Esas, 2025/897 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/51 Esas, 2024/634 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; davaya konu Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 28... ve 1 10... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına konulan şerhin terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada 1 29... parsel için birleştirilen 2024/52 Esas dosyada ise 1 10... parsel için dava açıldığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından tek bir hukuki nedene dayandığı gerekçesi ile iki farklı davaya tek vekâlet ücreti hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, bu nedenle verilen hükmün bu doğrultuda düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesini talep etmiştir

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerine konulan 31/b şerh işleminin davalı idare ve dolayısı ile kamunun menfaatini korumak adına yapıldığını ve Kanun tarafından idareye tanınan bir hak ve yetki olduğunu, kesinleşen mahkeme kararları ile kazanılmış haklarının zayi olmaması, tescil işlemlerinin gerçekleşmesi ve usul ekonomisi gereği, dava konusu yapılan taşınmazın tapu sicillerine bu şerhlerin konulmasının talep edildiğini, şerhin konulduğu tarihten önce, dava konusu taşınmaz ile ilgili karar veren mahkeme nezdinde 2942 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak açılmış bir dava bulunduğunu, mahkeme kararı sonucu tescil işlemleri gerçekleştiğinde ilgili şerhin, tapu müdürlüğü tarafından resen kaldırılması gerektiğini, tapu iptal ve tescil talebinde bulunulmasına rağmen gerekli tescil işlemi yapılamadığını, idareye izafe edilecek bir kusur bulunmadığından tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin İdare üzerinde bırakılmasının haksız ve usule aykırı olduğunu, dava konusu şerhin davacı ve aynı vekil tarafından açılan tazminat ve tescil davası nedeniyle konulmuş olup şerhin konulmasının ana sebebinin davacının açtığı bu dava olduğunu, idareye yapılacak basit bir başvuru ile de şerhin kaldırılması mümkün olduğu hâlde, davacı tarafından yapılan işlemler ve açılan iş bu davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesini yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şerhin davalı idare talebi üzerine tapu kaydına uygulanmasından önce malikin davalı idare aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talepli dava açtığı, bu davanın haksız fiilden kaynaklanan bir dava olup, davacıya verilen tazminatın kamulaştırma bedeli değil, haksız el atmanın karşılığı olan tazminat olduğu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin yerleşmiş uygulamalarına göre (Örneğin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/12314 Esas -2010/19634 Karar, 2010/6215 Esas -2010/12195 Karar, 2013/11642 Esas-2013/18079 Karar, 2021/1365 Esas-2021/10357 Karar sayılı ilamları) 2942 sayılı Kanun'un yalnızca taşınmazlara değer biçilmesine ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulandığı ancak usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması halinde uygulama olanağı olan Kanun'un 31/b maddesinin bu tür davalarda kıyas yoluyla uygulanamayacağı, taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde, tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği anlaşılmış, açıklanan sebeplerle yerel mahkemece şerhin terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7988, K. 2026/3435, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7988-e-2026-3435-k-68b8b657f9bf